Nefes almada güçlük çekmek, özellikle efor gerektiren işlerde çabuk yorulmak gibi şikâyetler, KOAH söz konusu olduğunda erken dönemde uyarıcı olabilir. Gelgelelim, hastalık sıklıkla hafif belirtilerle başladığı için bu sinyaller başlangıçta göz ardı edilebilir. “KOAH nedir, neden olur, öldürür mü?” gibi soruları merak edenler için bilinmesi gereken en önemli gerçek; hastalığın çok büyük oranda önlenebilir olduğu. Sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak ve gerektiğinde tıbbi destek almak, KOAH’ın kontrolünde başlıca basamakları oluşturur.
KOAH, akciğerlerde kalıcı hava yolu daralması ve akciğer dokusunun kronik enflamasyon sonucunda hasarlanmasıyla gelişen bir hastalık grubudur. Başlıca iki alt tabloyu içerir:
1. Kronik Bronşit: En az 2 yıl üst üste, yılda 3 ay süren öksürük ve balgam çıkarma yakınmalarıyla karakterizedir.
2. Amfizem: Akciğer hava kesecikleri (alveoller) duvarlarında yıkım ve elastikiyet kaybı olur, bu nedenle nefes alma vermede güçlük yaşanır.
Hastalar zamanla artan nefes darlığı, öksürük ve kronik yorgunluk şikâyetleriyle karşılaşır. Temel sorun, akciğerin oksijen alma ve karbondioksiti uzaklaştırma kapasitesinin sürekli azalmasıdır.
En yaygın neden, sigara ve tütün ürünleridir. Sigara içenlerde hava yolları ve akciğer dokusu, dumanın toksik bileşenlerine maruz kalarak enflamasyon geliştirir. Uzun süreli sigara kullanımı, zamanla kronik hava yolu hasarını kaçınılmaz kılar. Ancak tüm KOAH vakaları sadece sigaradan kaynaklanmaz. Belirtilen diğer faktörler şunlardır:
• Pasif Sigara Dumanı veya Mesleki Gaz-Duman Maruziyeti: Madencilik, inşaat, tarım gibi meslekler hava yollarında tahrişe sebep olur.
• Hava Kirliliği: Özellikle şehir içi yoğun trafik ve sanayi kirliliği.
• Genetik Yatkınlık (A1-antitripsin eksikliği): Nadir fakat kalıtımsal bir enzim eksikliği; erken yaşta KOAH’a sebep olabilir.
Özellikle 40 yaş üzeri, uzun yıllar sigara içmiş veya dumana maruz kalmış bireylerde KOAH gelişme riski epey yüksektir.
Hastalık yavaş ilerlediği için uzun süre “görünmez” kalabilir. Sık rastlanan belirtiler:
• Kronik Öksürük: Genellikle balgamlı olup, sabahları artış gözlenebilir.
• Nefes Darlığı (Dispne): Başlarda egzersiz sırasında görülür, ilerleyen dönemde hafif eforlarda dahi hissedilir.
• Hırıltılı Solunum ve Göğüste Sıkışma: Hava yolundaki darlık hissiyle bağlantılı.
• Yorgunluk ve Halsizlik: Vücudun yeterli oksijen alamamasına bağlı.
• İlerleyen Aşamalarda Kilo Kaybı ve Morarma (Siyanoz): Oksijen yetersizliği dokuları etkileyince meydana gelebilir.
KOAH’ın öldürücü hale gelmesi, genellikle hastalığın ileri evrelerinde veya alevlenme dönemlerinde ortaya çıkar. Özellikle kronik oksijen desteği gerektiren ağır KOAH hastalarında, kalp yetmezliği ve zatürre gibi ek komplikasyonlar devreye girerse ölüm riski artar. Buna rağmen doğru tedaviyle, erken dönemde tanı konulursa hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam süresi önemli ölçüde uzayabilir.
KOAH tanısında esas test Spirometri adı verilen solunum fonksiyon testiyle yapılır. Hastaya nefes alıp verme talimatları verilerek akciğer kapasitesi ve hava akış hızı ölçülür. Göğüs radyografisi (akciğer filmi), kan gazı analizi gibi tetkikler de yardımcı olabilir. Tedavisi ise temelde şu aşamalardan oluşur:
1. Sigara Bırakma: KOAH’ın en etkin mücadele yöntemi sigarayı bırakmaktır. Hatta pasif içicilik bile sınırlandırılmalıdır.
2. İnhaler ve İlaçlar: Bronkodilatör ve antiinflamatuvar ilaçlar kullanarak hava yollarının açıklığı ve iltihap kontrolü sağlanır.
3. Oksijen Tedavisi: Orta-ileri evrede kandaki oksijen seviyesi düşen hastalar için evde veya hastanede oksijen desteği verilebilir.
4. Solunum Egzersizleri ve Pulmoner Rehabilitasyon: Hastaların nefes alıp vermesini düzene koymak, kas gücünü artırmak, egzersiz toleransını iyileştirmek amaçlanır.
İleri aşamada bazen akciğer transplantasyonu gibi ileri yöntemler gündeme gelebilir, ancak bunlar seçilmiş vakalar için geçerlidir. Rutin aralıklarda doktora giderek kontrol yaptırmak, KOAH’ın stabil seyretmesi ve alevlenmelerin kontrolü için önemlidir.
KOAH, özellikle 40 yaş üstü, uzun süre sigara içmiş veya yüksek risk meslek gruplarında (maden, inşaat, endüstriyel alanlar) çalışmış kişilerde sık görülür. Hava kirliliği, kronik toz maruziyeti, genetik faktörler de bu riski artıran etkenlerdendir. Hastalık bulaşıcı değildir, çünkü mikrobik bir enfeksiyondan ziyade kronik iltihap ve hava yolu hasarına dayalı bir tablodur.
Bazı hastalar “KOAH bulaşır mı?” diye merak etse de, bu hastalık ancak çevresel ve yaşam stili faktörleri ortaksa veya pasif içicilik benzeri durumlar mevcutsa diğer kişilerde de benzer risk faktörleri oluşarak gelişebilir. Yani doğrudan mikrobik bir aktarım söz konusu değildir.
KOAH başlangıcı nasıl anlaşılır?
Özellikle öksürük ve balgam uzun süre devam ediyorsa, nefes darlığı artıyorsa ve merdiven çıkmak dahi yorucu hâle geldiyse KOAH başlangıcından şüphelenilebilir. Kesin tanı için Spirometri testi yapılır.
KOAH akciğeri bitirir mi?
Yeterince tedavi edilmez ve ilerlerse akciğer kapasitesini ciddi oranda düşürebilir, ama “bitirmek” ifadesi aşırı abartılıdır. Tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle akciğer hasarı yavaşlatılır, yaşam kalitesi artırılabilir.
KOAH öksürüğü nasıl olur?
Genellikle sabahları belirginleşen, balgamlı, inatçı bir öksürük. Sigara kullanan hastalar bu öksürüğü “sigara öksürüğü” olarak yorumlasalar da KOAH belirtisi olabilir.
KOAH hastalığı tehlikeli bir hastalık mı?
Evet, özellikle ileri safhalarda solunum yetmezliğine, kalp-damar sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilir. Ancak erken teşhis, uygun tedavi ve sigara bırakma ile hastalık gidişatı kontrol altına alınır.