Antalya’da yaşayan 82 yaşındaki eski milli atlet ve antrenör Çiçek Solon Şensoy, önüne koyduğu her hedefi gerçekleştirirken, yeni rotasını 8-19 Ekim tarihleri arasında Portekiz’de düzenlenecek Avrupa Masterler Atletizm Şampiyonası olarak belirledi. Burada açık pistte yarışmayı hedefleyen deneyimli sporcu, azmi ve enerjisiyle gençlere örnek olmaya devam ediyor.
Şensoy’un hayatı, sporun yaş sınırı olmadığını kanıtlayan bir örnek. 80 yaşını aşmasına rağmen uluslararası arenada hala yarışmaya devam etmesi, sporun sadece gençler için olmadığını ve yaşça büyük bireylerin de sağlıklı bir şekilde spor yaparak hayat kalitelerini artırabileceklerini gösteriyor. Bu yaklaşım, yaşlılıkla ilgili önyargıları yıkıyor ve sporu bir yaşam biçimi olarak benimsemenin ne denli değerli olduğunu anlatıyor.
Şensoy, gençlik yıllarında başkalarının eğlencelerine katılmak yerine sporun gerektirdiği disiplinle hayatını şekillendirdi. Bu fedakârlık, onun kariyerine ve hayatına büyük başarılar getirdi. Gençlerin bu türden sorumlulukları yerine getirme konusunda cesaretlendirilmeleri gerektiğini savunuyor. “Spor bir fedakârlık işidir,” diyor ve bu söz, başkalarına örnek olma noktasında ne denli güçlü bir mesaj veriyor.
Şensoy, sadece bir sporcu değil, aynı zamanda bir antrenör. Bu yönüyle de birçok gencin hayatına dokunmuş ve onlara sporu sevdirmiş. Kendi öğrencilerine örnek olmak, onları yalnızca spor anlamında değil, hayata karşı bakış açılarını da şekillendirmiş. Gençlere ilham vermek ve onların hayatlarını spora yönlendirmek, onun hayatındaki bir diğer önemli amaç. Bu da, sporun sadece bir fiziksel aktivite değil, bir karakter ve hayat şekli oluşturma süreci olduğunun altını çiziyor.
Şensoy’un sporun getirdiği başarıları görmek ve bir sonraki hedefe yönelmek konusundaki tutumu da oldukça anlamlı. Portekiz’deki Avrupa Şampiyonası’na katılmayı planlaması, yaşa bakmaksızın bir hedefin olmasının ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Onun için hayallerin bitmemesi gerektiği ve yeni hedeflere ulaşmanın, insanın yaşam enerjisini arttıran en önemli şeylerden biri olduğu kesin.
Şensoy’un kariyerinde kazandığı madalyalar önemli, ancak ondan daha önemli olan, spora ve sporculuğa bakış açısı. Her bir madalya, bir başarıyı simgeliyor; ama asıl değer, sporun hayatını şekillendirmesi ve her yaşta sporun ona sunduğu huzur, özgürlük ve disiplini yaşaması. “Hayaller biterse hayat da biter,” diyor. Bu söz, onun bakış açısının özüdür: Her zaman bir hedefe doğru ilerlemek, her zaman bir adım daha atmak…
Şensoy’un sporu bir yaşam biçimi olarak kabul etmesi, sadece fiziksel sağlık değil, zihinsel sağlığın da çok önemli olduğunu gösteriyor. Yıllar içinde edinilen tecrübe, onu yalnızca bir sporcu değil, aynı zamanda bir yaşam koçu yapmış durumda. Gençlere ve yaşlılara örnek olan bu tutum, herkesin hayatına ilham verebilir.
Sonuç olarak, Çiçek Solon Şensoy’un hayatı, sporun ne kadar derin bir anlam taşıdığını ve her yaşta insanın sporla hayatına nasıl yeni bir yön verebileceğini gösteriyor. Onun hikayesi, hayatta hiçbir şeyin imkansız olmadığını ve kararlılıkla ilerlemenin, kişisel gelişime ne kadar katkı sağladığını anlatan bir yolculuk.