İngiliz Kraliyet Ailesi’nden ayrıldıktan sonra Amerika’ya yerleşen Prens Harry, son dönemde giderek daha yalnız bir hayat sürdüğü iddialarıyla gündemde. Bir zamanlar Kraliyet ailesinin en gözde isimlerinden biri olan Sussex Dükü’nün, eşi Meghan Markle dışında neredeyse kimseyle bağının kalmadığı konuşuluyor. Ailesi ve eski dostlarıyla iletişimi kopardığı öne sürülen Prens Harry, gerçekten tamamen yalnız mı kaldı? İşte merak edilen detaylar…
Prens Harry, 2018 yılında Amerikalı oyuncu Meghan Markle ile evlenerek Kraliyet’te farklı bir dönem başlatmıştı. Ancak çiftin, 2020 yılında resmi görevlerinden çekilmesiyle her şey değişti. İngiltere’den ayrılan ikili, önce Kanada’ya, ardından Amerika’ya yerleşti. Bu karar, çiftin daha özgür ve bağımsız bir hayat sürme isteği olarak açıklansa da, Kraliyet ailesiyle bağların kopmasına neden oldu.
Başta Prens Charles ve Prens William olmak üzere birçok aile üyesiyle ilişkileri zamanla zayıflayan Harry, İngiltere’ye sadece resmi etkinlikler için dönmeye başladı. Özellikle babası Kral III. Charles’ın hastalığının ardından ülkeye yaptığı kısa ziyaret, ailesiyle arasındaki mesafenin ne kadar büyüdüğünü gözler önüne serdi.
Harry’nin yalnızlaşmasının sadece ailesiyle sınırlı olmadığı iddia ediliyor. Bir zamanlar Kraliyet içindeki en sosyal isimlerden biri olarak bilinen Prens, eski dostlarıyla da irtibatı kesmiş durumda. En yakın arkadaşı olduğu bilinen kuzeni Prenses Eugenie ile dahi görüşmelerinin azaldığı söyleniyor.
Amerika’ya taşındıktan sonra çevresini büyük ölçüde değiştiren Harry, artık yalnızca Meghan Markle’ın sosyal çevresiyle vakit geçiriyor. Bu durum, onun zamanla daha izole bir yaşam sürmesine neden oldu. İngiltere’deki eski arkadaşlarının, Harry’nin kendini tamamen geri çektiğini düşündüğü ve artık onunla iletişim kurmanın zorlaştığını söyledikleri belirtiliyor.
Kraliyet’ten ayrıldıktan sonra birçok kez ailesiyle gerginlik yaşayan Prens Harry, İngiltere’ye dönüşlerinde de buzları eritemedi. Babası Kral III. Charles ile olan ilişkisi soğuk bir seviyede kalırken, abisi Prens William ile arasındaki mesafe de giderek arttı.
Bazı kaynaklar, Meghan Markle’ın bu süreçte Harry’yi ailesinden ve eski dostlarından uzaklaştırdığını öne sürerken, çiftin kendi çekirdek ailesine odaklandığı da iddialar arasında. Prens Harry’nin özellikle medya baskısından uzak durmaya çalıştığı, bu yüzden geçmişte sıkça vakit geçirdiği insanlarla görüşmeyi azalttığı belirtiliyor.
Prens Harry’nin eski hayatından büyük ölçüde koptuğu açıkça görülüyor. Ancak bunun bir tercih mi yoksa zamanla gelişen bir durum mu olduğu tartışma konusu. Sussex Dükü, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, Kraliyet’ten ayrılmasının “kendi ailesini korumak için gerekli bir adım” olduğunu söyledi.
Harry ve Meghan’ın Amerika’daki yeni hayatlarına tam anlamıyla adapte olup olmadıkları belirsizliğini korurken, Prens’in gerçekten yalnızlaşıp yalnızlaşmadığı da zamanla netleşecek gibi görünüyor. Kraliyet’ten uzaklaşarak daha özgür bir hayat arzulayan Prens Harry’nin, bu kararının onu yalnızlığa mı yoksa huzura mı götürdüğü ise şimdilik büyük bir soru işareti olarak kalıyor.