Ramazan Bayramı, Osmanlı’da büyük bir coşkuyla karşılanır, saraydan halkın en küçük evlerine kadar bayram ruhu hissedilirdi. Bugün hala izlerini taşıdığımız pek çok bayram geleneğinin kökeni Osmanlı dönemine dayanır. Bu geleneklerden biri de önce şeker, sonra sade kahve içme alışkanlığıydı.
Osmanlı’da bayram sabahı, padişahın Topkapı Sarayı’nda devlet erkânı ile bayramlaşmasıyla başlardı. Padişah, bayram namazını Ayasofya ya da Sultanahmet Camii gibi büyük camilerde kılar, ardından devlet görevlilerini ve halkı kabul ederdi. Bu tören, bayramın resmi başlangıcı niteliğindeydi.
Halk arasında ise bayram sabahı güne özel bir hazırlık yapılırdı. Öncelikle bayram namazı kılınır, ardından kahvaltıdan önce tatlı tüketilirdi. Bunun sebebi, bir ay boyunca oruç tutan vücudun kan şekerini dengelemek ve bayramın tatlı bir başlangıç yapmasını sağlamaktı.
Ramazan Bayramı’nda küsler barışır ve ev ziyaretlerine gidilirdi. Bayramlaşmak için yapılan ziyaretlerde ev sahibinin aileye yakınlığı önemliydi. Çünkü ziyaretler, kıymet sırasına göre yapılırdı. Bayramın ikinci günü padişah, devlet adamları ile Gülhane Köşkü’ne gider ve orada bayram tebriklerini kabul ederdi.
Osmanlı’da bayram sabahlarının en özel geleneklerinden biri de lokum veya akide şekeri yiyip ardından sade kahve içmekti. Arife günü ikindiden itibaren hem Ramazan hem de Kurban Bayramı’nın son gününe kadar top atışı yapılırdı. Bayram günlerinde ise Sultanahmet Meydan’ında panayır kurulur, halk bu panayır sayesinde padişahı uzaktan da olsa görebilme şansını yakalayabilirdi. Sabah namazının ardından saray çalışanlarına hediyeler dağıtılırdı.
Osmanlı’da bayramlar sadece bir gün değil, tam üç gün boyunca coşkuyla kutlanırdı.
Bayramda Osmanlı’da bayramlaşmadan sonra ikramlar ve selamlaşmalar biter, bu törenlerde kandiller, mahyalar ve fişeklerle donanma düzenlenirdi. Yapılan bu şenliklerde mehter takımı da önemli bir yer almıştır. II. Abdülhamid dönemine gelindiğinde ise bayramlar daha sade bir biçimde kutlanmıştır. Bayram arife günü top atışıyla başlar ve bayramın son günün ikindisinde top atışıyla biterdi. Büyükler ve küçükler bu kutlu ayda daha mutlu ve huzurlu hissederlerdi.
Günümüzde hala Osmanlı’dan miras kalan birçok bayram adeti yaşatılmaktadır. Özellikle tatlı ve kahve ikramı, Osmanlı’nın bayram sabahı geleneklerinden biri olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Eğer Osmanlı usulü bir bayram yaşamak istiyorsanız, bayram sabahında önce lokum veya akide şekeri yiyip ardından sade kahve içerek bu nostaljik geleneği devam ettirebilirsiniz.