Her bölümüyle nefes kesen Uzak Şehir dizisinde Cihan Alya yakınlığı dikkat çekti. Mine’nin söylediklerinin etkisinden çıkamayan Alya, bulduğu ilk fırsatta Cihan’ın gizli odasına girdi.
Alya, bulduğu ilk fırsatta Cihan’ın gizli odasına girdi. Alya, her yerde Meryem’e dair bir iz ararken, bulduğu video onu bambaşka bir noktaya taşıdı.
Şahin kardeşi Zerrin’in kendisini feda etmesinin hesabını annesinden sordu. Şahin, “Ben bir şekilde çıkardım, siz Zerrin’i hiç çıkamayacağı bir hapse mahkum ettiniz” dedi.
Alya ve Cihan bir türlü yapamadıkları yüzleşmeyi sonunda yaptı. Yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyen ve Cihan’dan özür dileyen Alya, ona merakına yenildiğini itiraf etti.
Cihan, sonunda Alya’ya soru işaretlerinin gitmesi için her şeyi anlatmaya karar verdi:
“Biz babamı hastaneye yetiştirirken babam rahmetli oldu. Biz tetikçiyi bulduk, kimin yaptırdığını sorduk. Süleyman Baybars yapmış. Biz plan yapmaya başladık. Nasıl yapacağız, ne edeceğiz derken Boran girdi içeriye… Gömleğinde kan… Süleyman Baybars’ın kanı, elinde de onu vurduğu silah. Benim abimi yurtdışına göndermem lazımdı. Biz onunla uğraşırken, Meryem’in babası çıktı geldi. Ben böyle bir kan davasının içinde kızımı size emanet edemem, bu evliliğe iznim yok dedi. Ben karşı çıktım, aynı şekilde o da karşı çıktı ama ben Boran’ın yurtdışına kaçırmaya uğraşırken babası Meryem’i alıp Almanya’ya götürdü…”
Cihan Şeyda öldükten sonra Meryem’i aramak için peşinden Almanya’ya gittiğini ancak bulamadığını söyledi.
Cihan Alya’nın kolyeyi taktığını ve yatakta uyuyacağını öğrenince şoke oldu. Nare, abisi ile yengesi arasındaki soğuk rüzgarları fark etti. Gerilimin nedeninin Meryem olduğunu öğrendi.
Nare Alya’yı bu hikayenin geçmişte kaldığına inandırmaya çalıştı. Diğer yandan da abisini Alya’ya olan hislerini görmesini sağlamak istedi.
Kaya konaktakilerin dalgınlığından faydalanarak soluğu Demir Baybars’ın evinde aldı. Zerrin ile konuşmak isteyen Kaya, aşkına veda etmek istedi:
Kaya “Abimden intikam almak için beni hedefe koydun. Yaşadığın acının aynısını yaşatarak ondan intikam almak istedin ama o dediğin olmayacak. Ben sana o hazzı yaşatmayacağım. Tebrik ederim Zerrin, mutluluklar dilerim…” dedi ve parmağındaki yüzüğü çıkarıp yere attı.
Kaya’nın Demir’e de söyleyeceği sözler vardı:
“Şimdi ağlama sırası sende Demir Baybars… Çok ağlayacaksın… Bekle…”
Alya’ya üst üste telefon gelince Cihan şüphelendi. Aklı Alya’da kaldı.
Hastanede Uğur ile bir araya gelen Alya, onu özeline karışmakla suçladı ve uygun bir dille kendisinden uzak durması gerektiğini söyledi.
Sadakat Hanım Cihan’ın Şahin’e toprak verdiğini öğrenince sinir krizi geçirerek fenalaştı.
Cihan, Demir’e karşı ilk zaferini kazandı. Pusuya düşürüldüğünü ve tüm mallarına el konulduğunu öğrenen Demir, öfkeden çıldırdı.
Demir mallarını geri istedi. Cihan’ın ise anlaşmak için şartı vardı. Cihan sonunda amacına ulaştı ve Uğur’dan kurtulmanın yolunu bulmuş oldu.
Alya’nın odasına giderek kovulduğunu söyleyen Uğur deliye döndü. Alya başhekim ile konuşmak için odasına girdi. Hastanenin el değiştirdiğini yeni sahibinin de Cihan olduğunu öğrendi.
Cihan’ın son hamlesiyle Uğur da Alya ile görüşmek istedi. Konunun Cihan Deniz ile ilgili olduğunu söyledi. Uğur Alya’ya oğlunun tehlike içinde olduğunu anlattı. Uğur ayrıca Alya’ya “Boran Bey ile Cihan Bey’in babaları bir değil… Babam geçmişte yaşadığı bir olayı anlatı bana. Boran Bey’in babası Ecmel Albora…” dedi.
Alya öğrendiklerinden sonra konağa döndü. Sadakat’in karşısına çıkarak “Boran’ın babası Ecmel mi?” diye sordu. Sadakat’in doğruları kabul etmekten başka çaresi yoktu.
Sadakat Alya’ya; “Bu yaşadıklarını acı mı sanıyorsun? Sen benim yaşadıklarımı bilseydin acı neymiş görürdün… O iblis daha 17 yaşındayken beni uçurumdan attı, Cihan’ımın babası beni kurtardı bana kol kanat gerdi…” şeklinde konuştu.
Alya Uğur’un gerçekleri Ecmel’e söylemesinden endişe duyduğunu söyledi. “Gerçekleri öğrenirse ne yapacağız” diye sordu.
Öğrendiği şeyleri daha fazla kaldıramayan Alya, oğlunu da yanına alarak konaktan ayrılmaya çalıştı. Alya direksiyon hakimiyetini kaybetti ve kaza yaptı.
Alya, Cihan’a sıkı sıkı sarıldı. Oğlunun hayatını tehlikeye attığını düşünerek vicdan azabı yaşadı. Alya’nın yaşadıkları üzerine konakta onu annesi bekliyordu. Konağa döndüğünde Sadakat’in yanındaki kadını gören Alya, gözyaşlarına engel olamadı. Davetsiz misafirin kimliğini açıklamak ise Sadakat’in göreviydi:
“Cihan bu kadın kim biliyor musun? Karının anası…”