Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel piyasalarda yatırımcıların risk iştahı yeniden güçleniyor. Bank of America’nın (BofA) ağustos ayına ilişkin Küresel Fon Yöneticileri Anketi, fon yöneticilerinin hisse senetlerine daha pozitif baktığını gösterdi.
Ankete katılan yatırımcıların net yüzde 56’sı hisse senetlerindeki pozisyonlarını artırdı. Bu oran, Kasım 2021’den bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. Nakit tarafında ise tablo biraz daha farklı. Yatırımcıların nakit varlık tahsisi temmuz ayındaki yüzde 3,6’dan yüzde 3,5’e geriledi. Yani yatırımcılar, açıkçası, nakitte beklemek yerine piyasada kalmayı tercih ediyor. BofA stratejistleri de ağustos ayındaki sonuçların yatırımcı duyarlılığı açısından 2022’den bu yana görülen en iyimser üçüncü anket olduğunu belirtti. 7-13 Ağustos tarihleri arasında yapılan araştırmaya, toplam 525 milyar dolarlık varlığı yöneten 180 yatırımcı katıldı.
Anketin dikkat çeken başlıklarından biri de yatırımcıların ekonomiye ilişkin temel beklentisi oldu. BofA stratejistlerine göre ortak senaryo, ekonomide belirgin bir yavaşlama yaşanmaması, Fed’in faiz artırımına gitmemesi ve yapay zekâ yatırımlarının hız kesmemesi üzerine kurulu. Buna kasım ayındaki ara seçimlerde Demokrat Parti’nin güçlü bir sonuç elde etmeyeceği beklentisi de ekleniyor. Katılımcılar, Fed’in kasım ayındaki ara seçimler öncesinde faiz artırmasını beklemiyor. Aynı zamanda seçim sonuçlarının Demokrat Parti lehine güçlü bir tablo ortaya çıkarmayacağı ve bunun hisse senetlerindeki yükselişi bozmayacağı düşünülüyor. Ancak BofA’ya göre mevcut pozisyonlanma, yatırımcıların riskli varlıklara yeniden kontrolsüz biçimde yöneldiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, risk seviyelerinin azaltılması ya da riskli varlıklar içinde daha savunmacı alanlara geçilmesi gerektiğine dair işaretler de var.
Yapay zekâ yatırımları, yatırımcıların en güçlü beklentilerinden biri olmaya devam ediyor. Ankete katılanların net yüzde 71’i, şirketlerin bu yıl yapay zekâ harcamalarını azaltmasını beklemiyor. Katılımcıların yüzde 58’i ise yapay zekânın iş gücü piyasasında belirgin bir bozulmaya yol açmasının en erken 2028 yılında görülebileceğini düşünüyor. İşin ilginç tarafı şu: Yatırımcılar yapay zekâ yatırımlarının sürmesini bekliyor ama aynı zamanda yapay zekâ balonunu en büyük kuyruk riski olarak görüyor. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısına yaptığı yüksek sermaye harcamaları da olası kredi risklerinin başlıca kaynakları arasında değerlendiriliyor.
Küresel yarı iletken hisselerinde uzun pozisyon, yatırımcılar arasında en kalabalık işlem olma özelliğini koruyor. Ancak burada dikkat çekici bir gerileme var. Temmuz ayında katılımcıların net yüzde 82’si küresel yarı iletkenlerde uzun pozisyonu en kalabalık işlem olarak gösterirken, ağustos ayında bu oran yüzde 53’e düştü. Yani yarı iletken hisselerine yönelik ilgi hâlâ güçlü, fakat önceki aya kıyasla belirgin şekilde zayıflamış durumda.
S&P 500’ün 13 Ağustos’ta gerçekleştirdiği son rekor kapanışın ardından piyasalarda daha temkinli bir hava öne çıkmaya başladı. Uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş, enflasyon endişeleri ve borçla finanse edilen yapay zekâ yatırımları, risk iştahını sınırlayan başlıca unsurlar arasında yer aldı.ABD-İran gerilimindeki son gelişmelerin petrol fiyatlarını yeniden yukarı çekmesi de yatırımcıların yakından izlediği risk başlıklarından biri haline geldi. Piyasalarda iyimserlik güçlü, evet; ancak riskler de masadan kalkmış değil.