Ekonomi yönetiminin kredi kartlarına düzenleme yapılacağına yönelik mesajları sonrası çalışmalar hızlandı. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova düzenlemeyle ilgili tüketicileri yakından ilgilendiren açıklamalar yaptı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi (TCMB) Baskani Fatih Karahan da Enflasyon Raporu'nun tanitimi amaciyla düzenlenen toplantida, kredi karti düzenlemesi için verilen mesajlar konuyu ekonomi gündeminin üst siralarina tasidi. Merkez Bankasi, Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasasi Kurumu, bankalar ve ilgili diger kurum ve kuruluslarin görüsleri isiginda düzenle hazirlanirken uzmanlardan açiklama geldi.
Marmara Üniversitesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova, AA muhabirine, kredi kartlarina iliskin düzenlemenin sürpriz bir gelisme olmadigini, 2024 Yili Cumhurbaskanligi Yillik Programi'nda hedef olarak bulundugunu söyledi.
Düzenlemenin, harcamalarin yavaslatilabilmesi için ilk basta makul bir uygulama olarak göründügünü belirten Arzova, "Eger sert tedbirler esliginde gelirse ekonomiyi durdurma noktasina getirebilir." uyarisinda bulundu.
Arzova, daha önce kuyumculuga yönelik getirilen taksit sinirlandirmasinin etkilerine dikkati çekti. Türkiye ekonomisinin "vadeli" bir ekonomi olduguna isaret eden Arzova, tüccarlarin ürünü alirken de satarken de vadeli islem yaptigini, bununla da bankalarin saglamadigi finansmani firmalarin birbirlerine sagladigini dile getirdi.
Arzova, taksit sinirlandirilmasina iliskin de su degerlendirmede bulundu:
"Eger bir taksit sinirlandirilmasina gidilecekse bu sinirlandirma daha çok lüks mal gruplarini önceliklendirmeli. Bu esnada yapilacak taksit sinirlandirmasi, hiç taksit yapmamak ya da örnegin 8-9 taksitten bir anda 3 takside düsmek degil, kademeli bir geçisle taksit sayisini azaltarak olmali. 8-9 taksit önce 6-7 taksite düsürülmeli, sonraki bir zaman araliginda gerekiyorsa önceden bildirilerek bir indirim daha yapilmali."
Arzova, Türkiye'de gelir düzeyi düsük kesimin alisverislerini taksit yöntemiyle yaptigina dikkati çekerek, kredi karti limitlerinde ani azalis ve sert taksit önlemlerinin bu kesimin yasamini etkileyecegini anlatti.
Limit azaltimi düsünülüyorsa gelir düzeyi yüksek kesimden baslanilmasi gerektigini vurgulayan Arzova, sunlari kaydetti:
"Son dönemlerde kredi karti ile alisverislerin artmasinin nedenlerinden birisi de enflasyon nedeniyle mevcut para kupürlerinin alisverise yetmemesi. Kredi karti ile yapilan alisveris nakit alima göre daha degerli. Çünkü harcamalarin neredeyse tamami kayit altina girmis oluyor ve böylece kontrol mekanizmasini çalistirmak da kolaylasiyor.
O zaman bankalarin kredi karti kullanimina iliskin aldiklari komisyon tutarlarini düsürmek ve banka/kredi karti kullanimini ekonomide yayginlastirmak, kayit disilik adina yapilacak en önemli çalismalardan biri de olabilir."