Suriye'nin kuzeyinde bulunan Halep'te geçtiğimiz hafta başlayan çatışmalar sonucunda; bölge Esad güçlerinden temizlenerek Suriye Milli Ordusu kontrolüne geçti. 8 yıldır PKK kontrolünde olan bölgeleri de temizleyen Suriye Milli Ordusu büyük bir başarıya imza attı. Yaşanan çatışmalar sonucunda Türkiye'ye yeni bir göç dalgası olacak iddialarını ve Halep şehrinin Türkiye'ye katılacağı söylentilerini tgrthaber.com'a değerlendiren Gazeteci Cem Küçük, çok önemli mesajlar verdi. İşte detaylar...
Suriye’de başlayan çatışmalar, bölgede yeni dengelerin kurulmasını sağlayacak. Suriye Milli Ordusu ve Heyet Tahrir Eş-Şam’ın (HTS) yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda; PKK ve Esad güçlerinin kontrolünde olan Halep, Tel Rıfat, Resulayn ve Hama kentleri muhalif güçlerin yönetimine geçti. Yaşanan gelişmeler sonrasında Halep kalesine Türk Bayrağı asıldı.
Çıkan çatışmalar ve yönetim değişikliği sebebiyle bölgeden Türkiye’ye yeni bir göç dalgasının başlayacağı iddiaları da konuşulmaya başlandı.Tgrthaber.com Özel Haberler Şefi Emir Yücel’e konuşan Gazeteci Cem Küçük;
Bölgede yaşanan gelişmeler Türkiye’ye yaşanabilecek yeni bir göç dalgasının önüne geçilmiştir. Ortaya atılan iddiaların tam tersi yaşanacak ve Türkiye’de yaşayan Halepliler ülkelerine geri dönecek’ ifadelerini kullandı.
Halep kentinin Türkiye topraklarına katılacağı yönündeki iddialar hakkında da konuşan Küçük; ‘Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da en başından ifade ettiği gibi Türkiye, Suriye’nin ve bölgedeki diğer ülkelerin toprak bütünlüğünün bozulmaması için mücadele ediyor.’ dedi.
İşte dikkat çeken röportajın detayları:
İdlib son aylarda Rusya’nın hava gücüyle ve Suriye’nin kara saldırıyla vuruluyor. Türkiye yaşananların ardından, böyle bir durumun kabul edilemeyeceğini söyledi.
Çünkü bir yanda İsrail’in saldırganlığı var bölgede tansiyon oldukça yüksek, bir yandan da Rusya ve Suriye’nin bu saldırılarıyla ortam iyice gerilir dedi. Tabi bu dönemde toprak bütünlüğü de bozuldu. Neyden bahsettiğimi de hemen ifade edeyim.
2019 yılında İdlib gerginliğini azaltma bölgesi anlaşması yapıldı. Bu anlaşmayı Astana sürecindeki ülkeler gerçekleştirdi. Türkiye, Rusya ve İran… Türkiye dedi ki herkes bu sınıra çekilsin ama ne Rusya ne İran herhangi bir şey faaliyette bulunmadılar.
Bunun üzerine Suriye Milli Ordusu kendisini korumak için karşı saldırı başlattı Esad güçlerine karşı. Halep’i aldılar, Tel Rıfat’ı aldılar, Resulayn’ı ve Hama'yı aldılar. Hatta PKK’nın kontrol ettiği yerleri de temizlediler.
İran ekonomisi çok kötü durumda, bölgede İsrail hem Hizbullah’ı hem de İran’ı oldukça yormuş durumda. Şu an kımıldayacak durumda değiller. Rusya da Ukrayna savaşından dolayı batağa saplanmış durumda.
Çünkü ABD’nin Ukrayna’ya verdiği ağır silahlarla mücadele etmek kolay değil. Bugün İran Dışişleri Bakanı, Türkiye’ye gelip Hakan Fidan Bey ile görüşecek. Hakan Bey’in temasları devam ediyor. Türkiye’nin de tavrı çok net. İlk günden bu yana Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyor.
Türkiye’ye yeni bir göç dalgası gelecek algısı oluşturulmaya çalışılıyor ama eğer bu operasyonlar olmasaydı yeni bir göç olacaktı. Eğer Suriye Milli ordusu bu operasyonu yapmasaydı bizim sınırlarımıza yığılma olacaktı.
Halep’ten Türkiye’ye gelen yaklaşık bir milyon insan var şu anda. Eğer Halep tamamen temizlenirse Türkiye’de bulunan Suriyelilerin büyük bir kısmı Halep’e geri dönecek.
Türkiye bu zamana kadar Suriye ve bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünden yana oldu. Halep Türkiye’nin toprağı olmayacak zira orası Suriye halkının toprakları. Zaten uluslararası hukuka da aykırı bu durum. Cumhurbaşkanı Erdoğan da sürecin en başından beri, bölgedeki ülkelerin toprak bütünlüğünün bozulmaması için çok mücadele etti ve söylemleri de hep bu yönde oldu.
Suriye’nin içinde ABD var, İran var, Rusya var, e tabi bizde varız. Sınırlarımızı, PKK ve DEAŞ’tan korumak için güvenlik görevlilerimiz oralarda emniyeti sağlıyor. Diğer ülkeler bölgeden çıkmadıkça Türkiye’de alandan ayrılmayacaktır.
Ama az önce de dediğim gibi Halep Suriye halkının toprağıdır. Türkiye kendi toprağı yapacak gibi bir durum söz konusu değildir.