Marmara Bölgesi'nde beklenen büyük deprem için korkutan bir uyarı geldi. Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Marmara Denizi'nden geçen fay üzerinde deprem olması halinde sadece İstanbul'un değil bölgedeki 11 ilin etkileneceğini belirtti. Marmara Denizi'nde 7 ve üzeri bir deprem beklediklerini söyleyen Eyidoğan, bölgesel bir depremin beka sorununa yol açabileceği uyarısında bulundu.
Deprem kuşağında yer alan ve bu acı gerçekle son olarak 6 Şubat 2023'te 50 binden fazla vatandaşın hayatını kaybettiği Kahramanmaraş merkezli depremlerle yüzleşen Türkiye için tehdit devam ediyor. Uzmanların uzun süredir beklediği büyük Marmara depremiyle ilgili yeni bir uyarı geldi. Marmara Denizi'nde meydana gelecek 7 ve üzerindeki depremin yalnızca İstanbul'u değil 11 ili etkileyeceğini vurgulayan deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, depremin yeri ve tarihiyle ilgili de açıklama yaptı.
Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen afet çalıştayı için Edirne'ye gelen Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Marmara coğrafyasının 2 bin yıllık deprem tarihi olduğunu ifade etti.
2023 yılında Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremler gibi Marmara Bölgesi'nde de büyük bir depremin beklendiğine işaret eden Haluk Eyidoğan, "Son yaşanan 6 Şubat depremi bölge depremiydi, 7,8 ve 7,5 büyüklüğünde depremler oldu. Marmara için de 7 ve daha büyük bir deprem beklentisi yıllardır konuşuluyor. Konuyla ilgili bilim insanları çalışmalar yapıyor. Böyle bir beklentimiz var ama tam olarak tarihi ve yeri kesin belli değil ama böyle yüksek bir tehlike var" dedi.
Marmara Denizi içerisinde Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bir deprem olması durumunda bundan yalnızca İstanbul'un değil, Marmara'daki 11 şehrin etkileneceğini belirten Haluk Eyidoğan, "İstanbul ne kadar etkilenecekse Tekirdağ, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale de etkilenecek. Marmara Denizi'ne kıyısı olan şehirler etkilenecek" diye konuştu.
Marmara Bölgesi'nde yoğun bir nüfusun yaşadığına dikkat çeken Eyidoğan, "Marmara Bölgesi 30 milyona yakın nüfusu barındırıyor bunun büyük çoğunluğu İstanbul'da. Dolayısıyla 30 milyonun yaşadığı bir coğrafyada bir bölgesel deprem çok ciddi sorunlara yol açabilir. Çünkü Marmara Bölgesi'nin gayri safi milli hasıladaki payı yüzde 50 civarındadır. Bu aynı zamanda ülke ekonomisi için de büyük sorun teşkil eder, bir beka sorunu haline gelebilir" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, riski en aza indirebilmek için kurum ve kuruluşların ortak çalışmalar yapması gerektiğini vurguladı. Afet risklerinin azaltılması sürecinde farkındalığın çok önemli olduğunu söyleyen Eyidoğan, "Toplumun her katmanının bu farkındalığı canlı tutması lazım. Günlük yaşam sürecinde insanlar bazı şeyleri unutabiliyor. Ancak gerek yerel yönetimler gerek mülki idareler gerekse üniversiteler ve akademisyenler bulundukları bölgelerde afetle ilgili önlemleri alıp, halka bilgi vermeliler. Toplum temelli bir afet riski çalışması yapıldığı zaman daha iyi sonuçlar alınıyor" dedi.
Eyidoğan, kentsel dönüşüm ve binaların güçlendirilmesi yoluyla yapıların depreme hazır hale getirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.