Sahte senet vurgununa karşı çözüm: ‘El koyma’ yetkisi savcıya verilebilir
MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, sahte senet vurgununa karşı çözüm önerilerini anlattı. Bulut, "Bilirkişi senedi süratli bir şekilde incelemeli. Savcılar daha etkin rol üstlenmeli. Sahteliği konusunda kuvvetli şüphe olan senetlerin teminatsız şekilde işlem görmesi engellenebilir" dedi
MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, Türkiye Gazetesi’nin gündeme getirdiği sahte senet dolandırıcılarına karşı savcıların daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Çoğu zaman sahte bir senetle hakkında icra takibi başlatılan kişilerin, bir yandan da ticaret mahkemelerinde menfi tespit davası açtığını ifade eden Bulut “Senedin sahteliğine ilişkin savcılık makamı tarafından düzenlettirilecek bilirkişi raporu elbette ki ‘güçlü bir delil’ hükmündedir” dedi.
Bulut, söz konusu soruşturma sürecinin nasıl daha hızlı ilerleyebileceğini anlattı.
TEMİNATIN AMACI ALACAKLIYI KORUMAK
İcra İflas Kanunu’nun yıllardır devam eden sistematiği gereğince, başlamış bir icra takibi ancak teminat karşılığında durdurulabiliyor. Bu teminatın amacı, kötü niyetli borçlulara karşı alacaklıyı korumaktır. Tabii ki bu düzenleme, organize bir şekilde sahte senet imal ederek masum insanları borçlu gösteren ve icra takibi yapan suç şebekelerinin artması sebebiyle birtakım zaafları ortaya çıkardı.
TEMİNAT ŞARTI KALDIRILDIĞINDA NE OLACAK?
Özellikle haksız bir icra takibine maruz kalan ve teminat yatıracak gücü olmayan vatandaşlarımız, bu haksız icra takiplerine karşı dava açmış olsa bile, maalesef teminatı yatıramadıklarından icra takipleri devam ediyor. Aksinin düşünülmesi de başka sakıncaları beraberinde getirecek. Şöyle ki, bu mağduriyetler dikkate alınarak açılan davalarda teminat şartı kaldırıldığında da bu defa zaman kazanmak isteyen kötü niyetli borçluların her biri mahkemeden teminatsız bir şekilde alacakları ihtiyati tedbir kararları ile haklı bir icra takibini yıllarca sürüncemede bırakacak.
SAVCILARA ‘EL KOYMA’ YETKİSİ
Açılacak menfi tespit davalarında teminat şartının kaldırılması, kötü niyetli borçlulara zaman kazanabilmek adına gereksiz davalar açmak için bir fırsat teşkil edecektir. Çoğu zaman sahte bir senetle hakkında icra takibi başlatılan kişiler, bir yandan ticaret mahkemelerinde menfi tespit davası açarken diğer taraftan da savcılıklara suç duyurusunda bulunuyor. Bir senedin sahteliğini tespit amacıyla yapacakları bilirkişi incelemesi aylarca sürüyor. Oysaki savcılık makamları çok süratli bir şekilde ön bilirkişi incelemesi yaptırma imkânına sahip. CMK’nın 128’nci maddesine göre somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hâllerde, şüpheli veya sanığa ait kıymetli evraka el koyulabileceği ifade ediliyor. Aynı madde kapsamında el koyma kararlarının hangi suç tipleri için uygulanabileceği de belirtilmiştir. İşte bu noktada evrakta sahtecilik konusunda da el koyma ya da tedbir kararını mahkemeden isteme yetkisi ve görevi cumhuriyet savcılarına daha açık bir düzenleme ile verilebilir. Böyle bir uygulama hâlinde ön bilirkişi incelemesiyle sahteliği konusunda kuvvetli şüphe oluşan ve aynı zamanda suç konusu olan senetlerin teminatsız bir şekilde işlem görmesi engellenerek mağduriyetler bir nebze azaltılabilir