DEM Parti'nin 7 kişilik İmralı heyeti, teröristbaşı Abdullah Öcalan ile görüşmesinin ardından teröristbaşı Öcalan'ın 3 sayfalık mektubu okundu. Öcalan çağrısında, "Tüm gruplar silahlarını bırakmalı PKK kendisini lağvetmeli" dedi. Cumhurbaşkanlığından da konuya ilişkin ilk açıklama geldi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "Bu çağrıya ne seviyede uyulup uyulmayacağı artık pratik bir sorundur, uymayanlar çıkarsa da sonuçlarına katlanacaktır" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "İmralı ile DEM grubu arasında doğrudan görüşme bir an önce gerçekleştirilmeli" çağrısının ardından başlatılan süreçte bugün DEM Parti heyeti üçüncü kez İmralı'ya gitti. "Terörsüz Türkiye" iddiası ile yürütülen süreç kapsamında İmralı'ya giden heyette Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Oruç, İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Ahmet Türk ve Avukat Faik Özgür Erol yer aldı. Heyet, İmralı'daki temaslarının ardından Öcalan'ın mektubunu okudu.
İmralı heyeti, teröristbaşı Öcalan'ın çağrısını Türkçe, Kürtçe, Arapça ve İngilizce olarak 4 farklı dilde okudu. Öcalan çağrısında, "Tüm gruplar silahlarını bırakmalı PKK kendisini lağvetmeli" ifadelerini kullandı.
Çağrıya ilişkin Recep Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan açıklama gelmezken Erdoğan'ın Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum sosyal medyadan bir paylaşımda bulundu.
Uçum "Terörsüz Türkiye hedefi adım adım gerçekleşiyor!" başlığı ile yaptığı paylaşımda Öcalan'ın mektubuna ilişkin "Bu çağrıya ne seviyede uyulup uyulmayacağı artık pratik bir sorundur, uymayanlar çıkarsa da sonuçlarına katlanacaktır" dedi.
Uçum'un, Öcalan'ın çağrısıyla ilgili paylaşımı şu şekilde:
"Öcalan’ın açıklaması baştan beri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Sayın Bahçeli’nin ifade ettiği Devlet İnisiyatifinin çizdiği çerçeveye ve içeriğe uygun oldu.
Açıklamada özü itibariyle; kimlik sorunu kalmadı, inkar bitti, iki ulus yok, iki resmi dil yok, iki vatandaşlık yok, özerklik talebi yok, federasyon talebi yok, denildi. Üniter Devlete sahip çıkıldı. Türkiye’de inkar ve redde dayalı ifade edilen iç Kürt sorunu çözülmüştür, konu demokrasidir, devletle ve toplumla bütünleşmektir, demokrasiyi geliştirmektir, vurgusu yapıldı. Tüm grupların silahları bırakması ve terör örgütünün kendini feshetmesi kesin bir dille ifade edildi. Bunun anlamı terör yoluyla Türkiye’ye dayatılan, Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan ve bir emperyalist proje olan dış Kürt sorunun da bitme yoluna girmesidir, terör tamamen tasfiye edilince bu da bitecektir ve bunun ilanı yapıldı.
Bu çağrıya ne seviyede uyulup uyulmayacağı artık pratik bir sorundur, uymayanlar çıkarsa da sonuçlarına katlanacaktır.
Bu çağrı yapılmadan önce çağrıyı ve yeni dönemi çeşitli yöntemlerle sabote etmeye ve zehirlemeye çalışanların, ne kadar büyük bir provakasyon içinde olduğu da görüldü. Başaramadılar, bundan sonra da başaramayacaklar.
Pazarlıksız, kayıtsız ve şartsız çağrı olacak denmişti ve aynen öyle oldu. Türkiye için artık yeni bir dönem başlıyor.
Bundan sonra demokrasiyi daha da geliştirmek ve güçlendirmek herkesin talebi ve sorumluluğu olduğu gibi Türkiye’nin bağımsızlığını, coğrafi bütünlüğünü ve siyasi birliğini korumak da herkesin ödevidir. Kimsenin kenara çekilmek, uzakta kalmak, karşıda durmak için bahanesi kalmadı.
Hep birlikte Türkiye'yiz, bunu artık her mecrada her alanda 86 milyonluk bir güç olarak göstermeliyiz."
https://x.com/mehmetucum/status/1895188973787488767