Ramazan kategori

İnşirah suresi anlamı, fazileti: İnşirah ne demek, Arapça okunuşu nasıl?

Kuran-ı Kerim’in kısa surelerinden biri olan İnşirah suresi, sıkıntılardan kurtulmak için okunur. Peki, İnşirah ne demek? Bu sure ne zaman indi? Arapça okunuşu nasıl? Surenin faziletlerini ve Türkçe okunuşu sizler için hazırladık.

İnşirah suresi anlamı, fazileti: İnşirah ne demek, Arapça okunuşu nasıl?
KAYNAK:
|
GİRİŞ:
17.06.2021
saat ikonu 11:21
|
GÜNCELLEME:
17.06.2021
saat ikonu 11:21

Kuran-ı Kerim’in doksan dördüncü suresi olan İnşirah suresi, Mekke döneminde inmiş ve 8 ayetten oluşuyor. Şerh Suresi olarak da bilinen İnşirah Suresinin adı “ferahlatan, açan” anlamlarına geliyor. Namazlarda okunmasının yanı sıra sıkıntılardan kurtulmak, ferahlamak için de en çok okunan surelerin başında gelir.

Her zorlukla beraber bir kolaylığında olduğunu belirten surede Peygamber Efendimizin (s.a.v) manevi lütufları anlatılmıştır.

İNŞİRAH SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU

Bismillahirrahmânirrahîm.
Elem neşrah leke sadrek, Ve vada'na 'anke vizreke, Elleziy enkada zahreke, Ve refa'na leke zikreke, Feinne me'al'usri yüsren, İnne me'al'usri yüsren, Feiza ferağte fensab, Ve ila rabbike ferğab

İNŞİRAH SURESİ MEALİ (ANLAMI)

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

1- Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

2- Ve ağır yükünü kaldırmadık mı?

3- O senin sırtını ezen yükünü.

4- Senin şanını yükseltmedik mi?

5- Şüphe yok ki, her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır.

6- Evet, her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır.

7- Öyleyse (işlerinden) boş kalınca, hemen (ibadete) dur.

8- Ve yalnız Rabb'ine yönel.

İNŞİRAH SURESİ FAZİLETİ

İnşirah suresinin 5 ve 6. Ayetlerinden anlaşıldığı gibi Peygamber Efendimiz (s.a.v) karşılaştığı tüm güçlükleri, zorlukları ortaya çıkan kolaylıklarla aşmıştır. Buradan şunu çıkarabiliriz; insan ne kadar ağır imtihanla, zorlukla, musibetle karşılaşsa da Allah’a sığındığı takdirde bunları aşacaktır. Nasıl ki her gece iki gündüz arasındaysa, her zorluk da iki kolaylık arasındadır. İnsan, karşılaştığı zorluğun bedelini kulluk bilinciyle ödeyip bu durumu kolaylıklarla aşağının bilincinde olması gerekir.

Hz. Muhammed ve sahabeler Mekke’de çeşitli zorluklara maruz kalıyorlardı. İnşirah Suresi, onların sıkıntılarını azaltmak için indirilmiştir. Allah’ın her zorluğun peşinden bir kolaylık sağlayacağını tüm Müslümanlara İnşirah Suresiyle bildirir.

İnşirah Suresi, sıkıntı çeken, bunalan, gönlü daralan kişinin üzerine okunursa, Allahu Teala'nın izni ile şifa bulacaktır.

Göğüs darlığı olan kişiye İnşirah Suresi okunur veya böyle rahatsızlığı olan kişi bu surenin okunmasına bizzat devam ederse, Allah o kimseyi bu rahatsızlıktan kurtaracaktır.

İNŞİRAH SURESİ TEFSİRİ

Surenin ilk ayetinde Hz. Peygamber'e, "Senin göğsünü açmadık mı?" şeklinde hitap edilerek kendisine sıkıntı veren ağır yükün üzerinden kaldırıldığı bildirilir. Hemen ardından şanının yüceltildiği vurgulanıp her güçlükle birlikte bir kolaylığın bulunduğu iki defa zikredilir. Son ayetlerinde ise Peygamber Efendimize boş kaldığı zamanlarda ibadet etmesi ve rabbine yönelmesi emredilir.

“Senin kalbini açıp genişletmedik mi?” diye çevirdiğimiz ilk ayette “şerh-i sadr” kavramını Râgıb el-İsfahânî, “kalbin ilâhî bir nur ile Allah tarafından bir huzur ve sükûnet, bir rahatlık ile genişletilmesi” şeklinde açıklamış (el-Müfredât, “şrh” md.). Hz. Peygamber’in kalbinin açılıp genişletilmesi ifadesini, Zümer sûresinin 22. âyeti de dikkate alındığında, onun beşerî idrak kapasitesinin vahiy ile arttırıldığına ve âzami seviyeye çıkarıldığına işaret olarak anlayabiliriz. Ayrıca müfessirler bunu, ona indirilen vahyi anlaması, koruması ve peygamberlik görevini yerine getirebilmesi için kendisine verilmiş olan zihin açıklığı, mâneviyat yüksekliği gibi mânalarla da belirtmişlerdir. Bazı müfessirler ise Duhâ sûresinin devamı mahiyetinde olan bu âyetlerde, bir süre ara verilmiş olan vahyin yeniden başlamasıyla Hz. Peygamber’in mâneviyatının güçlendirildiğine değinildiğini düşünmüşlerdir.

2 ve 3. Âyetlerde ise Resûlullah’ın belini büktüğü bildirilen “yükün kaldırılması”ndan maksadın ne olduğu konusunda yapılan açıklamalar içinde (bk. Râzî, XXXII, 4-5) en zayıf olanı “günahlarının, hatalarının bağışlanmış olması”dır. Çünkü onun Câhiliye döneminde puta tapmadığı biliniyor, herhangi bir günah işlediği de sabit değildir. Dolayısıyla İslâm tebliğ edilmeden onun yasaklarını çiğnemenin günah olduğundan da söz edemeyiz. İslâm’dan sonra bazı içtihad hataları olmuşsa bunlar da ecir ve sevap vesilesi olur. Allah’ın bir lutuf olarak onun omuzlarından kaldırdığı yük iki şekilde yorumlanabilir;

a) Arasında yaşadığı topluluğun inanç ve ahlâk yönünden içine düştüğü zorluklardan dolayı duyduğu ıstırabın İslâm sayesinde kaldırılması;

b) Bâtıla karşı verdiği çetin mücadelede birçok ilâhî destek ve inayete mazhar kılınmasıdır.

Hz. Peygamber’in “adının ve sanının yüceltilmesi”ne müfessirler, Resûlullah’ın adının mukaddes kitaplarda zikredilmesini ve geleceğinin müjdelenmesini, kelime-i şehâdette onun isminin Allah’ın ismiyle birlikte yer almasını, gökyüzünde melekler, yeryüzünde müminler tarafından hürmetle anılmasını, Kur’an’da Allah’a itaatle birlikte ona da itaat edilmesinin emredilmesini örnek gösterirler. (bk. Şevkânî, V, 542). Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olması da (bk. Enbiyâ 21/107) onun şanının yüceltildiğini belirtir. Ayrıca bu âyeti, ileride Resûlullah’ın isminin ve tebliğ ettiği dinin bütün dünyada tanınıp yayılacağını bildiren bir müjde olarak anlayabiliriz.

ETİKETLER
#Ramazan kategori
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.