İran'ın Simnan eyaletinde meydana gelen 4.4 büyüklüğündeki depremin 'gizli nükleer deneme'den kaynaklandığı iddia edildi. Tahran'ın ilk nükleer denemesini yaptığı öne sürülürken kendi topraklarına yönelik bir saldırıya karşı caydırıcı bir önlem olabileceği, İran'ın asıl amacının gözdağı olduğu gibi spekülasyonlar yayıldı.
İran'da geçtiğimiz cumartesi günü Simnan eyaletindeki Aradan şehrinde 4.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Tahran'ın bazı bölgelerinde de hissedilen depremin ilk nükleer denemeden kaynaklandığı öne sürüldü. Tahran rejiminin, İsrail'in topraklarına yönelik saldırılarına karşı caydırıcı bir önlem olarak, ilk yeraltı nükleer denemesini gerçekleştirdiği yönünde iddialar ortaya atıldı.
Nükleer deneme iddiaları tam da onlarca İranlı vekilin ülkenin Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'ne mektup yazarak nükleer silah çağrısında bulunduğu bir zamana denk geldi.
İran haber ajansı, nükleer deneme iddialarının 'söylenti' olduğunu ifade etti ve nükleer denemenin Tahran'ın doktriniyle çeliştiğini vurguladı. Fakat sosyal medyada da İran'ın ilk nükleer deneme yaptığı iddialarına yönelik birçok spekülasyonlar yapıldı. Sosyal medyayı aşan iddialar, batı medyasında da yer aldı.
Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD), 2019 yılında İran'ın "Saha Projesi" olarak bilinen yer altı nükleer test sahaları inşa etmek için bir program başlattığı yönünde bir rapor yayınladı.
2019 raporuna göre araştırmacılar, yer altı nükleer patlayıcının verimini ölçmek için sismik yöntemlerin geliştirilmesinin bir parçası olarak 2003 yılında nükleer olmayan yer altı patlayıcı testlerinin gerçekleştirildiği muhtemel konumu (Semnan'ın güneydoğusundaki bir bölgede) belirledi. Bu durum, Simnan'da bildirilen depremin Tahran'ın ilk nükleer testiyle bağlantılı olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
İran Meclisi'nde 39 milletvekili, nükleer silahı yasaklayan fetvanın değiştirilmesini istedi. Meşhed Milletvekili Hasan Ali Ahlaki, konuya ilişkin bilgi verdi. İsrail'i uluslararası hiçbir örgütün dizginleyemediğine dikkati çeken Ahlaki, "İran'ın savunma doktrininin tekrar gözden geçirilmesini içeren mektubu 39 milletvekilinin imzasıyla İran Meclisi Ulusal Güvenlik Yüksek Şurası'na sunduk." dedi.
İran lideri Ali Hamaney'in fetvası uyarınca, aralarında nükleer silahın da bulunduğu kitlesel ölümlere neden olan silahların yasak olduğunu içeren savunma doktrinine işaret eden Ahlaki, Hamaney'in konuya ilişkin fetvasının mahfuz olduğunu fakat Caferi fıkhına göre, "şartların değişmesiyle fetvanın da değişebileceği"ne vurgu yaptı.