AFAD'dan Ege Denizi'ndeki deprem fırtınası hakkında açıklama! 'Riskin kalktığını söylemek için erken'

Ege Denizi'ndeki sarsıntılar aylardır sürüyor. Ege Denizi'nde yaşanan depremlere ilişkin açıklama yapan AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, günlük ortalama olan deprem sayısının 60 ile 100 arasında değiştiğini belirterek "riskin tümüyle kaktığını söylemek için erken" ifadelerini kullandı. Ayrıca denizlerde yaşanan çekilmelerin bir depremin habercisi olup olmadığıyla ilgili de "Bunlar tamamen kuzeyli esen rüzgarların etkisiyle denizlerdeki geriye doğru süpürülmeler" dedi.

KAYNAK:
IHA
|
GİRİŞ:
28.02.2025
saat ikonu 08:49
|
GÜNCELLEME:
28.02.2025
saat ikonu 09:05

Ege Denizi'ndeki deprem fırtınası devam ediyor. Son 1 aydır Santorini ve çevresinde binlerce sarsıntı yaşandı. Türkiye tarafında da büyük tedirginliğe neden olan depremlerle ilgili AFAD Deprem ve Risk Azaltma Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar önemli değerlendirmelerde bulundu.

"SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"

'Çanakkale İlinin Deprem Tehlikesi ve Depreme Dirençli Okullar' Çalıştayı'na katılan Tatar Ege Denizi'nde yaklaşık 1 ay öncesinden başlayan sismik aktivitenin yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten belirterek "2-3 Şubat tarihlerinde en üst noktaya ulaşmıştı. Her gün yaklaşık 200 civarı o dönemde deprem oluyordu. O günden bugüne biraz daha azalma eğiliminde. Baktığımızda ilk günden itibaren biz de ülke olarak AFAD'ın koordinasyonunda bu süreci yakından takip ediyoruz. Bu konuda gerekli hazırlıklarımızı yaptık. " dedi."

"RİSKİN TÜMÜYLE KAKTIĞINI SÖYLEMEK İÇİN ERKEN"

Tatar söylerini şöyle sürdürdü; 7 Şubat tarihinde geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıya Meteoroloji Genel Müdürlüğü'müz, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitümüz, MTA Genel Müdürlüğü'müz, Deprem Danışma Kurulumuz ve birçok bilim insanımız, bu konuda çalışan bilim insanımız bu toplantıya katıldı. Bu toplantının sonrasında da hem alınan önlemler, tedbirler, hazırlıklar münazara edildi, hem de bu sürecin açıkçası geri planda neler, nasıl takip edileceği konusunda bir görüş ortaya çıktı. 11-13 Şubat tarihlerinde de bölgede çok ciddi bölgesel koordinasyon toplantıları gerçekleştirdik. Yine bölgedeki yapılan hazırlıklar masaya yatırıldı. Şu anda bu sismik aktivite hale devam ediyor. Günlük ortalama olan deprem sayısı 60 ile 100 arasında değişiyor. Belli bir düşüş var ama hala riskin tümüyle kaktığını söylemek için erken. Bu anlamda hem uyarı sistemlerimiz, hem diğer yandan bir müdahale anlamında olabilecek çalışmalar, hepsi hazır durumda. Hem il afet müdahale planı kapsamında hem de ilçe afet müdahale planı kapsamında bunlar yapılıyor" dedi.

"HERHANGİ BİR YIKICI ETKİSİ OLMAYACAĞINI SÖYLÜYORUZ"

Hem tsunamiye karşı, hem de volkanik bir patlama sonrasında muhtemel bir volkan küllerinin yayılmasıyla ilgili değişik modellemeler yapıldığını da ifade eden Tatar, "Bunu biz her gün çalışıyoruz. Bu anlamda Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz her gün 3 bin, 5 bin, 10 bin metre yükseklikteki rüzgarın akım yönlerini modelleyerek muhtemel bir patlama durumunda onun ülkemize etkisinin ne olup, olmayacağı konusunda da modellemeler her gün AFAD ile paylaşıyor. Diğer yandan tsunami konusunda ülkemizde çok yetkin bilim insanları var. Bu anlamda da bu hocalarımız sürekli bu modellemeleri yapıyor. Özellikle her türlü senaryoya karşı olacak olan tsunaminin ülkemize ulaşma süresini ve ulaştığında ne tür bir etki yapacağı konusunda da birtakım öngörülerimiz var. Bu konuda da şunu söyleyebiliriz. Baktığınızda aslında bütün senaryolara göre böyle bir tsunami oluşsa dahi ülkemiz kıyılarına ulaşabileceği en erken sürenin 1 saatten daha uzun süre olacağını öngörüyoruz ve herhangi bir yıkıcı etkisi olmayacağını söylüyoruz" diye konuştu.

DENİZDEKİ ÇEKİLMELER DEPREMİN HABERCİSİ Mİ?

Son dönemde ülkenin farklı bölgelerinde sahil kesimlerde oluşan deniz çekilmelerine de değinen Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu deniz çekilmeleri bir depremin habercisi mi, değil mi şeklinde birtakım yorumlar medyaya yansıdı. Bu konuda da Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzün çok net modellemeleri ve açıklamaları var. Bunu da toplantıda dile getirdik. Bunlar tamamen kuzeyli esen rüzgarların etkisiyle denizlerdeki geriye doğru süpürülme, sürtünme şeklinde gelişen deniz çekilmeler olduğu net olarak ortaya kondu. Bunların herhangi bir şekilde bir depremin habercisi olarak yorumlanması mümkün değil. Ege'deki sismik aktiviteyi biz geri planda AFAD'ın koordinasyonunda bütün kurumlarımızla ciddi bir uyum içerisinde takip ediyoruz. Şu an için ilave tekrar söylenecek herhangi bir şey yok."

Sıkça Sorulan Sorular

DEPREM VE TSUNAMİ RİSKİNE KARŞI TÜRKİYE HANGİ ÖNLEMLERİ ALDI?
Ege Denizi'nde son günlerde yaşanan deprem fırtınası sonrası AFAD harekete geçti. Santorini Adası çevresindeki sismik hareketliliğin masaya yatırıldığı toplantıda acil durum önlemleri paylaşıldı. Yapılan açıklamada sismik aktivitenin yoğunlaşmaya başladığı andan itibaren AFAD Deprem Danışma Kurulu, MTA Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile bilim insanlarından oluşan ve olayı farklı açıdan sürekli takip eden bir kurul oluşturulduğu bilgisi paylaşıldı. İzmir, Aydın ve Muğla'ya, olası tsunami ve acil durumlarda bölge halkına uyarılarda bulunmak amacıyla mobil siren sistemi sevk edildiğine değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Haber alma ve yayma sistemi üzerinden olası acil durumlarda vatandaşlara SMS mesajları iletebilecek mevcut sistem hazır bulunduruldu. İzmir, Aydın ve Muğla valilikleri emrine, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Sivas ve Samsun İl AFAD müdürlüklerinden takviye personel ve ekipman görevlendirmesi yapıldı. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Tsunami Uyarı Sistemi ile AFAD Afet Yönetimi ve Karar Destek Sistemi (AYDES) entegrasyonu yapıldı. Bu sayede gelecek tsunami uyarısı doğrudan tüm AYDES kullanıcılarına ve bölgedeki vatandaşlara ulaştırılabilecek."
ETİKETLER
#Deprem Fırtınası
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.