Kredi kartı kullanımı son yıllarda rekor seviyelere ulaştı. Bunun sonucunda kredi kartı borcu da tavan yaptı. Kredi kartı limiti ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyenler ise ihtiyaç kredisi için bankaların yolunu tuttu. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, bireysel kredi ve kredi kartı borcu rakamları ile ilgili çarpıcı verileri paylaştı. İşte detaylar...
Son yıllarda kredi kartı kullanımı zirve yaparken, buna paralel olarak borç miktarı da hızla arttı. Kart limitleri yetersiz kalan binlerce kişi, çözümü ihtiyaç kredisine yönelmekte buldu. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarına dair dikkat çekici verileri paylaştı.
Erdursun’un paylaştığı verilere göre, sabit gelirlilerin hayat standartları giderek düşüyor. Özel sektör çalışanlarının yanı sıra kamu çalışanları ve emekliler de bu ekonomik sıkıntılardan derinden etkileniyor. TÜRK-İŞ’in 2025 Mart ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması için aylık 23.615 TL’ye ihtiyacı bulunuyor. Temel ihtiyaçların tamamını karşılamak için gerekli olan yoksulluk sınırı ise 76.922 TL olarak hesaplanmış durumda.
Bu verilere kıyasla ülkemizdeki mevcut gelir düzeyleri yetersiz kalıyor:
Asgari ücret: 22.104 TL
En düşük emekli aylığı: 14.469 TL
Ortalama ücret: 27.000 TL
Ortalama emekli aylığı: 17.000 TL
Bu rakamlar, milyonlarca çalışan ve emeklinin açlık sınırının altında bir gelirle yaşadığını gösteriyor. Kredi kartları ve bireysel krediler, zorunlu ihtiyaçları karşılamak için bir çıkış yolu olarak görülse de, borçların ödenememesi nedeniyle ekonomik sıkıntılar giderek büyüyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 11 Mart 2025 itibarıyla takibe düşen kredi tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75 artarak 341,7 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Kredi kartı borçlarında ise bu artış çok daha çarpıcı; yüzde 251’lik bir artışla takipteki borç tutarı 73,4 milyar TL’ye yükselmiş bulunuyor. Ayrıca, takipteki ihtiyaç kredisi tutarının da yüzde 122 oranında arttığı belirtiliyor.
SGK Uzmanı Özgür Erdursun, bu göstergelerin vatandaşların gelirlerinin enflasyon karşısında eridiğini ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için kredi ve kredi kartı
kullanımına bağımlı hale geldiklerini gösterdiğini vurguluyor. Özellikle 2025 Temmuz ayında, yılın ilk altı ayına ait enflasyon oranına göre emekli ve memur maaşlarına yapılacak zam büyük bir önem taşıyor. Erdursun, maaşların sadece TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranları ile güncellenmesinin yetersiz kalacağını ve ek iyileştirmeler yapılmazsa ekonomik krizin sabit ücretliler açısından daha da derinleşeceğini belirtiyor.