Otele gidemeyenlerin gözdesi olmuştu! Kiralamada 'Günübirlik' bilmecesi çözülüyor artık yeni düzenleme yolda!

Bakanlık harekete geçti! Kayıt dışı şekilde ticaret yapan günübirlik konutlarla ilgili yeni düzenleme yolda! Turizmde otellerin doluluk oranını önemli ölçüde etkileyen günlük kiralık evlerle ilgili şikayetler sonrası resmen düğmeye basıldı. Kayıt dışılığa artık geçit yok. Evini kiralayacak kişilere 'Basit Konaklama Belgesi' alma ve şirket kurma zorunluğunun getirilmesi gündemde.

Otele gidemeyenlerin gözdesi olmuştu! Kiralamada 'Günübirlik' bilmecesi çözülüyor artık yeni düzenleme yolda!
KAYNAK:
|
GİRİŞ:
09.08.2023
saat ikonu 10:45
|
GÜNCELLEME:
09.08.2023
saat ikonu 10:45

Otel fiyatlarinin artmasiyla birlikte milyonlarca yerli turist günlük kiralik dairelere yönelmisti. Hatta sahil bölgelerinde ev satin alan yabancilarin da günlük kiralik ev isine girmesi otelcileri isyan ettirmisti.  Kültür ve Turizm Bakanligi harekete geçti.

Kültür ve Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy da geçtigimiz günlerde yaptigi açiklamada bu konunun gündemlerinde oldugunu ve düzenlemeler için çalisildigini belirtti. Bakan Ersoy, "Bu evlere sertifika zorunlulugu getirecegiz, Bakanliga yapilacak basvuru ile bu belge alinabilecek. Ayrica, otellerde oldugu gibi bu evlerde konaklayan kisilerin bilgileri de ilgili kurumlar ile paylasilacak. Elde edilen gelirin de vergisinin ödenecegi bir sistem olacak" dedi. akanlik olarak bu tip kiralamalara karsi olmadiklarini vurgulayan Bakan Ersoy, "Dünyadaki gibi biz de bunu kayit altina almayi hedefliyoruz. Bu konudaki ilgili mevzuat çalismasi yil sonunda tamamlanacak" bilgisini paylasti.

Kayit disi bu tip uygulamalarin nasil tespit edilecegi ve nasil düzenlenecegi ile ilgili Habertürk’ten Ahmet Hamdi Girgin, sektör temsilcileriyle konustu.

'BASIT KONAKLAMA BELGESI' VERILECEK

Türkiye Seyahat Acentalari Birligi (TÜRSAB) Akdeniz Bölge Temsil Kurulu Baskani Riza Perçin, 6 aydan kisa konaklamalarin turizm faaliyeti kapsamina girdigini belirterek, bu tip kiralamalarin sadece sirket olarak yapilacagini ve 'Basit Konaklama Belgesi'yle resmiyet altina alinacagini söyledi.

"SIRKET OLARAK KIRALAYACAK, VERGISINI VERECEK"

Perçin, "Bütün tesislerde, tiny house'larda, 1-2 odali yerler için bile 'Basit Konaklama Belgesi' çikmisti. Ayni sekilde ticari amaçli kullanim varsa bu sekilde belgelerle yapilabilir. Bakanligimiz da bunun üzerine bir çalisma yapiyor. 6 aydan kisa kiralamalar bir turizm faaliyetidir. Insanlar geliyor buraya, 20-30 gün ailesiyle konakliyor. Burada bir turizm hareketinden bahsediyoruz. Bunun pazarlamasini da sadece TÜRSAB üyesi acentalar yapabilir. Basit konaklama belgesiyle buralari resmiyet altina alacaklar. Mesela benim 3 dairem var, ben buralari kiraliyorum ve turist getiriyorum; ayni otellerde oldugu gibi emniyete 'Bende bu kisiler konakliyor' diye hem bildirim yapacak hem resmiyete kavusturacak, fatura kesecek. Bir dairenizi bu sekilde kiraya vereceginiz zaman 'Basit Konaklama Belgesi' ile orayi resmiyet altina alacaksiniz. Kim kiraliyorsa sahis degil, sirket olarak kiralayacak, vergisini devlete verecek. Kim kaliyorsa emniyet bunu görecek. Devlet 1972'de demis ki bu turizm pazarlama isini turizm acentalari yapabilir. Büyük siteler var, 100 dairenin 30'u yabancilarin. Yabanci burada oturuyor mu, oturmuyor, yer kiraliyor. Sürekli yeni insanlar gelip gidiyor. Bunlarin denetlenmesi lazim" diye konustu.

"8 MILYONUN ÜSTÜNDE TURIST GELMIS, 1.5 MILYONUNU GÖREMIYORUZ"

Kayit disi turizm faaliyetlerinin büyüklügünü rakamlarla anlatan Perçin, "8 milyon 200 bin kisi geldi su ana kadar, biz 1.5 milyonunu göremiyoruz. Nerede bu insanlar, dedigimiz yerlerde. Bazilari direkt uçus olmadigindan burayi aktarma için kullanmislar ama bu ancak 1.5 milyonun yüzde 10'udur. Bu kayitsiz konaklama yerlerinde yüzde 15 ila yüzde 20 arasinda resmi olmayan bir konaklama gerçeklestirmisler" dedi.

"WHATSAPP, FACEBOOK AGLARIYLA PAZARLAMA YAPIP TUR SATIYORLAR"

Perçin, bu tip konaklamalar için WhatsApp ve Facebook gibi sosyal medya mecralarinda aglar kuruldugunu ve pazarlamanin bu sekilde yaptigini söylerken, "Bunu nasil pazarlamislar? Airbnb disinda Rusya ve Ukrayna dillerini konusan kisilerin kendi aralarinda kurduklari WhatsApp, Facebook aglari ve kendi yazilimlariyla yurt disina bu yerleri pazarliyorlar. Biz bunu kontrol altina alamiyoruz. Villa kiralamayla basladi aslinda bu 3 yil önce. Bunun resmiyet kavusmasi gerektigi, villa da olsa bunlari sadece seyahat acentelerinin yapmasi gerektigi konusunda bastirmistik. Emlakçi da yapiyor, acenta da yapiyor, etraftaki bir manav bile ev kiraliyor. Sorun olacagini 3-4 yil önce söylemistik. Türkiye'ye bu sekilde de olsa turist gelmesi kötü degil tabii ki ama bir organizasyonla gelse misafir, örnegin 300 dolar birakacagi yerde, evde 100 dolar birakiyor Türkiye'ye. Bu hedefledigimiz girdiden sapmamiza neden oluyor" dedi.

"TÜRKIYE ADINA KÖTÜ BIR ALGI OLUSUYOR"

Riza Perçin, kayit disi konaklamayla Türkiye'ye gelen turistlerin yasadiklari kötü tecrübelerin ülkenin imajini da zedeledigini belirterek, "Bu yil geçti diyelim ama seneye kesinlikle bu kisilerin turizm faaliyeti yapmamasi gerekiyor. Bunlar tur bile satiyor. Kanun diyor ki; turizm pazarlamasini sadece Seyahat Acentasi Birligi üyesi acentalar yapar. Bir turist sorun yasadigi zaman biz sigortasini yapiyoruz, mesuliyetini kabul ediyoruz. Kayit disi olunca böyle olmuyor. Sorun yasayip gittigi zaman, nerede sorun yasadin denilince, Türkiye'de yasadim diyor. Bu Türkiye adina kötü bir algi yaratiyor. Ülke adinda kötü yönde etkisi oluyor" ifadelerini kullandi.

'Günübirlik' kiralama yapan kisilerin tespitinde siber suçlarla mücadele ekibinin de rol almasi gerektigini sözlerine ekleyen Perçin, "Biz, Il Kültür ve Turizm Müdürlükleriyle, Emniyet ile birlikte yogun bir sekilde bunlarin saptanmasi için yogun bir sekilde çalisiyoruz. Bu tabii ki yeterli degil. Önümüzdeki dönemde yazilimla, siber suçlarla birlikte daha çok üzerine gidilmeli. Caydirici cezalarla, bunun sonunda sinir disi ihraca varana kadar cezalarla bunlarin önüne geçilebilir. Simdi adama ceza yaziliyor, adam turdan 30 bin lira kazaniyor, 3 bin lira ceza öderim, 27 bin lira kazanirim, yine kazanirim diyor. Aracini trafikten men, yabanci ülke vatandasiysa ülkeden ihraca kadar cezalar verilirse bu isler sona erer" dedi.

Antalya'da konut kiralarinin artisinin da bu isletmelere baglayan Perçin, "2+1 ev Antalya'da 30 bin lira. Buraya bir memur gelirken 'ben ne yapacagim' diyor? Ben 20 bin lira maas aliyorum, nasil ödeyecegim diyor. Bu fahis kiralarin sebebi de bu sistemdir. Bu sistem engellenirse kiralar 5 ila 12 bin lira rayina oturur. Yüzde 100, yüzde 200 fazla kiralar ödeniyor. Çünkü 10 bin liraya memura mi verecek ev sahibi, 30 bin liradan 1 yillik pesin ödeyene mi verecek? Bu sistemi çökerterek kiralarda da düsüs yasayabiliriz" diyerek sözlerini tamamladi.

“BIZIM GEÇTIGIMIZ MESAKKATLI YOLLARDAN GEÇMELERI GEREK”

Akdeniz Turistik Otelciler ve Isletmeciler Birligi (AKTOB) Baskani Kaan Kavaloglu, ev kiralama sisteminin resmi sekilde yapilmasinda sakinca bulunmadigini ifade ederken, "Turizmin böyle bir sekli de var, bizim buna karsi olmamiz söz konusu degil. Biz bu sistemin denetlenmesi, vergilendirilmesi, bizim geçtigimiz mesakkatli yollardan geçmesi gerektigini düsünüyoruz. Ancak o zaman saglikli bir rekabet olusabilir. Bununla ilgili bir kanun çikmasi gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanligi, dünyadaki örnekleri göz önünde bulundurarak bunun üzerine çalisiyor. Kanun çiktiktan sonra sistem yürürlüge girecek. Yoksa kimin evde kalacagina, kimin otelde kalacagina turist kendisi karar verir" dedi.

 

Bakanligin yaptigi çalismalarla ilgili konusan Kavaloglu, "Biz bir taslak çalisma yaptik, bakanlik üzerinde çalisiyor. Bana göre Antalya'da yabancilarin yüz binin üzerinde evi var. Gecelemenin yüzde 19'unun bu evlerde yapildigini söyleyebiliriz. Stopajini, vergisini ödeyene biz ne diyebiliriz? Ben yangin prosedürlerinden geçiyorum, sertifikasyon, hijyen prosedürlerinden geçiyorum, istihdamla ilgili büyük bir katkimiz var" diyerek bu tip isletmelerde bir standartin oturtulmasi gerektigini kaydetti.

"KIRALAR ARTIYOR, ÇALISANLAR NASIL KONAKLAYACAK?"

Konutlarin kiralanarak turizm faaliyetlerine sokulmasiyla kiralarin arttigini söyleyen Kavaloglu, "Bizim çalisanlarimiza karsi sosyal sorumluluklarimiz var. Antalya'daki kiralarin artmasinin sebeplerinden birisi de bu. Çalisanlar ve aileleri nerelerde konaklayacak? Kiralar bu sekilde artmaya devam ederse biz nasil konaklatacagiz çalisanlarimizi? Nasil istihdam anlaminda gelisimi saglayacagiz? Oteller sadece karlilik esasina dayali sirketler degillerdir. Ülkenin tanitiminda, turistlerin mutlu mesut gelip gidebilmesinde... Bunun için de en önemli sey insan gücümüzdür. Çalisanlarin refah seviyesinin yükselmesi gibi bir görevimiz de var. Daha iyi, güler yüzlü hizmet verebilmesi gerekir. Evde derdi varsa nasil güler yüzlü hizmet verecek? Otellerin lojman imkanlarinin da artmasi gerekiyor, gerekirse aileleri de lojmanlarda konaklatacagiz, baska çare kalmiyor" dedi.

"ODAMA KAYITLI 6 BIN KISI VAR, KAÇAK IS YAPAN 15 BIN KISI VAR"

Bu konudaki sikintilari yetkili mercilerle paylasan Antalya Emlakçilar ve Is Takipçiler Oto Galerisi Esnaf Odasi Baskani Ismail Çaglar, sadece konut kiralamada degil birçok alanda kayit disi islem oldugunu ifade ederken, "Su anda tüm Türkiye'de 'ayakçi' diye tabir ettigimiz kaçak, oda kaydi, maliye kaydi olmadan çalisan binlerce insan var. Sadece otel ve pansiyonda degil, emlak, galeri, araç kiralamada da var. Benim odama kayitli 6 bin kisi var ama 15 bin tane 'ayakçi', vergi ödemeyen kisiler var. Bunlarin içerisinde 2 bin-3 bin kisi yabanci. Yabanci 3+1 ev aliyor mesela, bir odasina 2 odasina birilerini alip, günlük kira akisi elde ediyor. Tüm mesleki dallarda bu denetlemenin bir an önce baslamasi lazim" diye konustu.

"HEM DEVLET HEM ESNAFIMIZ ZARAR GÖRÜYOR"

Çaglar, resmi olmayan yollardan bu tip islere giren kisilerin tespitiyle ilgili ise, "Sadece ihbarla degil. Acilen maliye ve ticaret il müdürlügü tarafindan denetlenmeye çikilmasi lazim. Günübirlik kiraya verilen daireler belli zaten, suç üstü yapabilirsin. Kiralari da etkiliyor tabii ki hepsi birbirine bagli. Hem devletimiz hem de esnaflarimiz bu isten zarar görüyor. Bu isi resmi olarak yapanlar vergi verirken, diger kisiler vergisiz olarak bu isi yapiyor. Devletin önemli gelir kaynagi bizim vergilerimiz. Benim 6 bin üyem sattigi her seyin vergisini ödüyor, maliyeye stopaj ödüyor, çalisanin sigortasini ödüyor, dükkan kirasi ödüyor, yakit parasi ödüyor. Bunlarin hepsi bir sekilde devlete vergi olarak dönüyor. Fakat 15 bin kisi 1 kurus vergi ödemiyor. Örnegin emlakta esnaf yüzde 2 komisyon alirken, bunlar yüzde 10 komisyon aliyor. Birçok yabanci, 2 daire aliyor, birinde oturuyor, birini kiraya veriyor ve onu devlete bildirmiyor. Bunlar denetlenmeden çözüm olmasi. Ben Antalya Emlakçi Odasi baskani olarak buna talibim. Bana 3 ay yetki versinler Antalya'da, emniyetten, maliyeden, ticaret il müdürlügünden, belediyeden kisilerle çalisalim. Söz veriyorum Antalya'da 3 ayda bu 'ayakçi' olarak adlandirilan kisileri temizleyecegim. Çok zor degil, kapi kapi gezip denetleyeceksin. Vergi veren herkesin yanindayim, vermeyenin de karsisindayim. Benim esnafim vergi verirken, bunlar vergi vermeden bizden iyi yasiyorlar" dedi.

“DENETIM AÇISINDAN EKSIGIMIZ VAR”

Özellikle Akdeniz için gündeme gelen 'günübirlik' kiralamanin Istanbul'daki durumunu da sorduk. ISTEB Koop Baskani Ulvi Özcan, Istanbul'daki 'günübirlik' kiralama piyasasiyla ilgili, "Tümüyle resmi bir piyasa olmadigi için bu rakami vermek oldukça güç. Ancak özellikle büyük sehirlerde TL ile kiralamananin dezavantajlari nedeniyle ev sahipleri evlerini kisa süreli kiralamaya vermeyi tercih ediyorlar. Hatta yabanciya kiraya verilmesi durumlarinda dövizle kiraya vermek de mümkün oldugundan bu sistem tercih ediliyor" dedi.

Özcan, bu tip kiralamalarin ev sahibinden habersiz yapilip yapilmadigiyla ilgili ise, "Çok sik olmasa da karsilasiyoruz. Ama çogunlukla bu tür kiralamalar kiraya verenden izinsiz de olabiliyor. Bu tür olaylari çogunlukla televizyondan izliyor, gazetelerden okuyoruz" diye konustu.

Ulvi Özcan, kontrol konusunda nasil düzenlemeler yapilabilecegiyle ilgili, "Su anda edilebildigini düsünmüyorum. Çogu piyasalarda oldugu gibi bu piyasada da hem kamu denetimi, hem de piyasa denetimi açisindan çok eksigimiz var. Dolayisi ile Kültür ve Turizm Bakanligi'nin mevzuat düzenlemesinin hem asayis yönünden, hem gayrimesruyu önleme, hem de vergi tahsilati yönünden degerli oldugunu düsünüyorum" ifadelerini kullandi.

Son olarak 'günübirlik' kiralamalarin konut kiralarina etkisine deginen Özcan, "Ben arz talep dengesini saglama açisindan piyasaya bir fayda getirecegini düsünmüyorum. Çünkü bu tip yerler tekrar uzun vadeli kiralamaya yönelip iç piyasada kiraya veren riskini tekrar almak istemeyeceklerdir. Belki standartta zorluklarla karsilasip mecbur kalirlarsa bir sey diyemiyorum" dedi.

 

ETİKETLER
#Ekonomi
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.