Kredi derecelendirme kuruluşu SP, 1 Kasım Cuma günü Türkiye'ye yönelik kredi notunu açıklayacak. &P'nin Türkiye'nin not görünümünde tek kademe not artışı yapması bekleniyor.
Türkiye'nin kredi notunun bir kademe artırılarak "B+"dan "BB-"ye çıkarılması, "pozitif" olan görünümün ise "durağan" olarak değiştirilmesi bekleniyor.
Yeni ekonomi yönetiminin attığı adımlar meyvesini vermeye devam ediyor. Daha önce kredi derecelendirme şirketleri Moody's ve Fitch Ratings de Türkiye'nin not görünümünü negatiften durağına çevirmişti.
Temmuz ayında Moody's, Türkiye'nin kredi notunu 2 kademe yükselterek "B3"ten "B1"e çekmiş, kredi notu görünümünü "pozitif" olarak korumuştu.
En son Fitch, 6 Eylül'de Türkiye'nin kredi notunu bir basamak artışla BB eksiye yükseltmişti.
Hem makroekonomik ihtiyati tedbirler paketi bakımından hem de Merkez Bankası parasal politikalar, mali politikalar ve yapısal reformlar başta olmak üzere bu üçlü sac ayağı üzerinde birtakım yeni opsiyonlar, yeni girişimler gündeme geliyor.
Bunların en çok dikkat çekeni ve projektör altına alınanı hepimizin yakından bildiği ve takip ettiği gibi parasal politikalar bacağındaki merkez bankalarının en yaygın kullanılan faiz aracının üzerindeki tıpanın kaldırılması.
Faizin de uzun bir müddetten sonra ilk defa sıkılaştırma aracı olarak yukarı yönlü kullanılma iradesinin gösterilmesiyle yapılan Eylül toplantısı da dahil olmak üzere yeni ekonomi yönetimi patronajı tüm PPK toplantılarında birbiri ardı sıra gerçekleştirildi. Bunlar ortodoks bir hareket tarzına dönüştü.
Türkiye'nin orta vadeli programla yeni yol haritasını ortaya koyduğu ve bir kararlılık sergilendiği dünya finans çevrelerinin de aşina olduğu bir modele daha yakın hareket ediyor. Yeni usul ve metodun benimsendiği yönünde bir kanaat oluştu.
Şimdi Moody's ve Fitch Ratings'den sonra S&P de karar verecek.
Bütün bu üç kuruluş içinde şunu söylememiz de fayda var. Menüyü zenginleştiriyorlar. Türkiye'nin bundan sonraki adım görünümü yukarı yönlü bir aşamadır ama hala maalesef ortalama yatırım yapılabilecek ülke seviyesinden 5 kademe altta yer alıyoruz. Çünkü Türkiye'yi şirketlere göre değişebilir gören bir zihniyet var.
CDS'leri 700'ün üzerinde görmüştük. Bu bir parça geriledi ama hala 200'ler altında değil. Bu ne anlama geliyor? Dünyada borçlanma söz konusu olduğunda bu risk faktörüne göre yani geçerli nominal faiz oranının üstüne bu risk primini de ekleyerek daha pahalı
borçlanabilir.
Seçim atmosferinden geçim atmosferine yani seçim ekonomisinden geçim ekonomisine geçilmesi, Türkiye'nin önünü ve özellikle en mücadeleci politikalarını biraz daha açık hale getirecek. Sıkılaştırma politikalarının önündeki engelleri kaldıracak.
Aksi takdirde Türkiye'nin özellikle yabancı para cinsinden borçlanması ve cari dengeyi sağlaması daha da zorlaşır ve maliyeti yüksek kalmaya devam eder. Bu kapsamda S&P'den Türkiye'nin uluslararası finans piyasalarındaki itibarına da çok olumlu katkı sağlayacak olan bir güncelleme bekleniyor.