İki haftadan daha uzun süre devam eden boyun ve bel ağrıları önemli sağlık problemlerinin habercisi olabilir. Uzmanlar yaptığı değerlendirmelerde risk grubunda kişileri tanımlayarak geçmeyen ağrılara karşı uzman hekime başvurmak gerektiğini ifade ediyor.
Fizik gücüyle agir islerde çalisanlar, masa basinda hareketsiz bir yasam sürdürenler, obezite sorunu olanlar ve saatlerce ayni pozisyonda çalismak durumunda olanlar... Ciddi saglik sorunlariyla karsi karsiya kalabilirsiniz.
Günümüzde artik birçok yetiskinde görülen boyun ve bel agrilari için uzmanlar 2 haftalik bir süre vererek, uzman doktora görünmek gerektigini ifade ediyor.
Beyin ve Sinir Cerrahi Dr. Ufuk Özsoy, bel ve boyun düzlesmeleri ile fitik hastaliginin iç içe geçtigine deginerek, günlük düzenli yürüyüsler ile masa basi çalisanlarin 30 dakikada bir kalkip 5 dakika yürüyüs yapmasi gibi basit önlemlerle bu sorunlarin önüne geçilebilecegini söyledi. Dr. Özsoy, iki hafta içinde geçmeyen bel ve boyun agrilari için mutlaka hekime basvurulmasini tavsiye etti.
Acibadem Bursa Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmani Dr. Ufuk Özsoy, saglikli bir omurga yapisinda boyun ve bel bölgesinde lordoz denilen bel ve boyun çukurlugunun, sirt bölgesinde ise kifoz denilen bir kamburlugun olmasi gerektigini ancak bu çukurluk ve kamburlugun belli dereceleri asmasi durumunda farkli omurga hastaliklarina sebep oldugunu vurguladi.
Vücudumuzu tasiyan iki ana yapinin ortada ana omurga iskeleti ve etrafinda bu omurga kemiklerine yapisik büyük boyun, sirt ve bel kas gruplari oldugunu belirten Dr. Özsoy, “Bu büyük kas gruplarinin soguk-sicak dengesizligi, ani zorlanma sonrasi eski halini alamamasi, sürekli belli pozisyonda çalisma neticesinde uzun vadede olusan kontrolsüz kas esnemelerinin kalici hale gelmesi veya psikolojik etkenler gibi sebeplerden dolayi kontrolsüz kasilmasi sonucu bu kas gruplari büzüserek kasilir ve kasilirken de bagli oldugu kemik yapiyi kendisine dogru çeker. Böylece omurga kemiklerinin dizilim sekli degisir. Bu, boyun ve belde lordoz denilen çukurlugun kaybolmasi yani kemik diziliminin daha düz hale gelmesi ve sirt omurga kemiklerinin de olmasi gereken içe kamburluk derecesinin azalmasi seklinde kendini gösterir. Bu da siklikla bel ve boyun düzlesmesi seklinde ifade edilir. Aslinda bu omurga sekil bozuklugu kas gruplarindaki problemin omurgaya yansiyarak kendini göstermesi seklidir. Bu noktada tedavi gerektiren durum omurga etrafindaki kaslardir” diye konustu.
Dr. Özsoy, fitik denilen saglik sorununu ise, “omurga kemikleri arasinda elastik yapida bir nevi süspansiyon görevi gören disk denilen yapilarin aniden veya zamanla yirtilarak hemen komsulugundaki omurilik ve omurilikten çikan sinirlere baski yapmasi sonucu sinirin kol ve bacakta uzandigi konum boyunca agri, uyusma, keçelenme, yanma ve daha da ilerleyerek güç kaybina neden olmasi” seklinde tanimladi. Düzlesme ve fitik sorunlarinin birbirinden bagimsiz görünse de özünde birbiriyle iç içe olduguna deginen Dr. Özsoy, “Boyun veya bel düzlesmesi omurgamizi dogru kullanmadigimiz takdirde olusan bir problemdir. Omurgamizda bu kas spazmina bagli sekil bozukluklari olunca omurgamiza binen yükün dagilim dengesi bozuluyor. Sekil bozuklugu olan bölgeye daha orantisiz yük dagilimi olup bu bölgelerde fitiklasma dedigimiz iki omurga kemigi arasindaki diskin yirtilip omurilik kanalina dogru tasmasi ve sinire zarar vermesi durumu gerçeklesiyor. Yani düzlesme dedigimiz durum fitiklasmaya zemin hazirlayan bir etken olarak karsimiza çikiyor” diye konustu.
Dr. Özsoy, bu hastaliklarin risk grubunda yer alanlari “fizik gücüyle agir islerde çalisanlar (insaat ustalari gibi), masa basinda hareketsiz kalarak, sürekli ayni pozisyonda saatlerce çalisanlar, obezite sorunu olanlar, sigara kullananlar, osteoporoz hastalari, bel veya boyna sürekli vibrasyon veren uzun yol soförleri ve gebeler” olarak siraladi.
Mekanik agrilarin 2 hafta içinde yüzde 80-90 oraninda kendiliginden geçtigini belirten Dr. Özsoy, iki hafta içinde istirahatle veya medikal tedaviyle geçmeyen bel ve boyun agrisinda diger hastalik ihtimallerine karsi mutlaka hekime basvurmak gerektiginin altini çizdi. Özsoy, bununla birlikte hiçbir ilaci hekim onayi olmadan kullanmamak gerektigine dikkat çekti. Bel-boyun düzlesmesinden ve fitik hastaligindan kalici olarak korunmak için gündelik hayatta alinacak basit önlemlerin etkili olacagina isaret eden Dr. Özsoy, “Günlük düzenli 30 dakikalik yürüyüsler yapmak, yüzmek, ofis ortaminda çalisiyorsak 30 dakikada bir kalkip 5 dakika yürüyüs yapmak, oturdugumuz koltuk veya sandalyenin arkasina bel destegi koymak, bas öne egik sabit pozisyonda çalismamak, bilgisayar kasasinin göz hizasina gelecek sekilde altina destek koyup yükseltmek gibi detaylara dikkat edilmeli” dedi.