Küresel gelişmelerin etkisiyle altın fiyatlarında ardı ardına rekor seviyelere ulaşılıyor. Güvenli liman arayışı arttıkça, sahtecilik olayları da dikkat çekici bir şekilde çoğalmaya başladı. Kuyumcular, altınların içine başka madenler karıştırılarak değerinin düşürüldüğü sahte ürünler hakkında vatandaşları uyarıyor. Peki, gerçek altın ile sahte altın arasındaki farklar nasıl anlaşılır? İşte bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli noktalar...
Altın, son dönemde küresel ve iç siyasetteki gelişmelerin etkisiyle rekor üstüne rekor kırarak yatırımcıların güvenli liman tercihi haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın küresel ticaret savaşlarını başlatan tarifeleri, altına olan talebi artırdı.
Bunun neticesinde, gram altın 3 bin 840 lira seviyelerini aşarken, ONS altın 3 bin 167 dolara yükseldi. Uzmanlar, 2025 yılı sonu için gram altının 4 bin ile 4 bin 500 lira arasında değer kazanmasını bekliyor.
Ancak, artan talep ile birlikte sahte altın vakaları da hız kazandı. Kuyumcular, özellikle gram, çeyrek, yarım ve Cumhuriyet altınlarında sahtecilik olaylarının arttığına dikkat çekiyor. Sahte altının tespit edilmesinde en belirgin yöntemlerden biri, altının "tiz" ses çıkarmasıdır; gerçek altın bu sesi vermez. Ayrıca, altının görsel ve fiziksel özelliklerinde de farklar bulunuyor.
Gerçek altın, daha mat ve dayanıklıdır. Bükülmez, kırılmaz ve solmaz. Sahte altın ise daha parlak olur, zamanla renk değişimi gösterebilir ve genellikle daha hafif olur, kırılganlık gösterir. Sahte olup olmadığını evde test etmek için birkaç pratik yöntem bulunuyor. Örneğin, bir damla sirke altına damlatıldığında, eğer altın sahte ise renginde değişiklik meydana gelir. Bir diğer test ise mıknatısla yapılan testtir; çünkü altın manyetik değildir, dolayısıyla mıknatısla sahte altın tutulabilir.
Her ne kadar evde yapılan bu testler bir gösterge olabilse de, en güvenilir yöntem yine bir kuyumcuya ya da yetkili bir altın uzmanına danışmaktır.