Ticaret Bakanı Ömer Bolat boykot çağrılarına katılmayan milyonlarca vatandaşın ticareti destekleyerek Türkiye ekonomisine güç verdiğini belirtti. Bolat, "Vatandaşlarımız boykotçuları asla desteklemediklerini ortaya koydu. Böylece esnafına, ticarete, Türkiye'ye ve ekonomisine sahip çıktılar, bu anlamda üretime ve istihdama da sahip çıkmış oldular. Boykotçular hüsrana uğradılar" ifadesini kullandı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TGRT Haber canlı yayınında yaptığı açıklamada, boykot çağrılarına katılmayan milyonlarca vatandaşın Türkiye ekonomisine güç kattığını vurguladı. Bolat, vatandaşların esnafı ve ticareti destekleyerek ülke ekonomisine katkı sağladığını belirterek, "Halkımız, boykot çağrılarını desteklemediklerini net bir şekilde ortaya koydu. Böylece esnafına, ticaretine ve ekonomisine sahip çıktı. Bu duruş, aynı zamanda üretim ve istihdama da destek anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat, boykot girişimlerinin beklenen etkiyi alamadığını ve vatandaşların ekonomiye duyduğu güveni bir kez daha gösterdiğini ifade ederek, "Boykotçular hüsrana uğradı" değerlendirmesinde bulundu.
Hatırlayacağınız üzere, bayramın hemen ertesinde, 2 Nisan Çarşamba günü için Ana Muhalefet Partisi'nin başını çektiği boykot çağrıları başladı. Biz de hükümet olarak vatandaşlarımıza ekonomiyi ve ticareti durdurmama, boykot çağrılarına icabet etmeme konusunda uyarılarda bulunduk. Ayrıca, daha fazla alışveriş yapabilmeleri için planladıkları tüketim ya da alışverişleri 2 Nisan günü gerçekleştirmelerini rica ettik. Esnafımıza, ekonomimize, ticarete, milli ekonomiye, yerli ve milli üretime, markalarımıza sahip çıkmaları için davette bulunduk.
Bu çağrılarımızı, salı günü akşam saatlerinde vatandaşlarımıza ilettik. Hükümet olarak, Bakanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, AK Partimizin Parti Üst Yönetimi, Genel Başkan Yardımcıları ve Cumhur İttifakı Üyemiz Milliyetçi Hareket Partisi'nin Sayın Genel Başkanı ve yöneticileriyle birlikte, boykot çağrılarının ekonomik istikrarı sabote etmeye yönelik olduğunu ifade ettik.
Ayrıca, bu boykot çağrılarının kanunsuz olduğunu belirttik. Çünkü ekonomide infial ve kaosu amaçlayan bu tür çağrılar, Türk Ticaret Kanunu, Rekabet Kanunu, Ceza Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırıydı. Bu konuda kanunlarda amir hükümler bulunmaktaydı.
Özellikle Borçlar Kanunu'na göre, bu tür boykot çağrıları karşısında ticaretinde zarar gören işletmeler veya sahipleri mahkemelerde tazminat davası açabileceklerdi. Hükümet olarak bu konuda gerekli bilgilendirmeleri yaptık.
Diğer taraftan, iş dünyası kuruluşlarına, 2.350.000 esnafımızı temsil eden 3.000 Esnaf Odası'na, onların üst esnaf konfederasyonuna, 2.500.000 ticaret işletmesini ve şirketleri temsil eden 366 ticaret odası, sanayi odası ve ticaret borsası yönetimlerine çağrıda bulunduk.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne, tüm iş dünyasının kıymetli kuruluşlarına, başkan ve yöneticilerine çağrı yaparak, Türkiye'de ekonomiyi, üretimi, ticareti ve istihdamı baltalamaya çalışan bu girişime karşı dimdik durmalarını istedik. Üyelerinin haklarını ve menfaatlerini korumaları gerektiğini vurguladık.
Bu boykotun ardında kötü niyetli amaçlar bulunmaktaydı. Özellikle 19 Mart'ta başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili milyarlarca tutarındaki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarını gözden düşürmek, gündemi değiştirmek ve Türkiye ekonomisindeki büyüme, ihracat artışı, istihdam artışı, işsizliğin son 13 yılın en düşük seviyesine gerilemesi gibi olumlu gelişmeleri sabote etmek hedefleniyordu.
Mali piyasalarda karışıklık çıkarmak ve gerçek piyasalarda olumsuz etkiler için çaba sarf edildi. Ancak halkımız, hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımızın çabalarına olumlu cevap verdi. 2 Nisan günü vatandaşlarımız alışverişlerini gerçekleştirerek ticareti durdurmadı, üretimin ve istihdamın yanında durduklarını gösterdi. Boykotçuların başarısız olduğu açık bir şekilde görüldü. Boykotçular hüsrana uğradı.
Aziz ve necip halkımız, boykotçuları boykot etti. Türkiye ekonomisine, milli ekonomiye, milli markalarımıza, esnafımıza, ticarete, üretime ve istihdama büyük bir sahiplenme gösterdi.
Dün öğle saatlerinden itibaren boykotçuların moral kaybettikleri ve başarısız oldukları açıktı. Bu tür eylemlerin arkasında, halkın oylarıyla seçimde hükümet ya da iktidar alamayanların sokak olaylarıyla, piyasaları karıştırarak ve gayri demokratik yöntemlerle iktidara gelme çabası bulunmaktaydı.
Halkımıza her zaman güvenimiz tamdır. Ülkesine ve milletine hizmet eden, ekonomiyi büyüten, halkın gelirini ve refahını artıran bir hükümetin yönetiminde, halkımız her zaman desteğini göstermiştir.
Bu 22 yıllık süreçte birçok badire atlattık. 2000'li yıllarda darbe girişimleri, sokak olayları ve terör örgütlerinin vesayet kurma çabaları oldu. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümetlerimiz, cesur ve riskli kararlarla her tıkanıklığı aşmayı başarmıştır. Bunu, halkımızın desteği ve güçlü iradesiyle gerçekleştirdik.