Bir rejim çöküşü: Suriye ve Ötesi

GİRİŞ:
2024-12-07
saat ikonu 11:50
|
GÜNCELLEME:
2024-12-07
saat ikonu 11:50

Orta Doğu’da 7 Ekim 2023 de başlayan kırılgan süreç Suriye’deki sıcak gelişmelerle devam ediyor.
Arap baharının etkisiyle 2011 yılında  birçok ülkede olduğu gibi Suriye'de de önce protestolar başladı. Sonra silahlar kullanıldı. Süreç uzadıkça kriz kanlı bir iç savaşa evirildi. Küresel, bölgesel ve devlet dışı aktörler ve terör örgütlerinin  katılımıyla Suriye sahası büyük devletlerin hesaplaşmasına sahne oluyor. Suriye halkının çoğunluğunu oluşturan halkın iktidara geleceği endişesiyle  Rejim ve diğer unsurların tüm zulümlere göz yumuldu. Kimyasal silahlar var şüphesiyle Irak'ı işgal edenler, işkencelerle, konvansiyonel ve kimyasal silahlarla yüz binlerce insanın katledilmesine rağmen Suriye rejimine karşı harekete geçmedi. Geriye yıkılmış bir ülke, legalize edilmeye çalışılan terör örgütleri, katledilmiş 1 milyon insan, bir o kadar da engelli, yurdundan koparılan milyonlarca mülteci, on binlerce parçalanmış aile, binlerce yetim ve öksüz ile insan ölümlerinin haber değerini yitirdiği acımasızlık kaldı. Böyle acımasız bir savaşa, acılara, dramlara ve olaylarda yeni bir sürece girildi.

27 Kasım’da İDİB’de bulunan Rejim karşıtı  muhalif grupların Halep  düzenledikleri operasyon saha dinamiklerinin  yeniden değişmesine  oluyor. Türkiye’nin “Kırmızı Kitap” olarak da bilinen Milli Güvelik Siyaset Belgesi’nde  Suriye’de ve bölgede halkların varoluşsal yapısını tehdit eden risklerin ortadan kaldırılması hususunu unutmamak lazım.

Rejim karşıtı   silahlı Muhaliflerin  Halep hattından Hama’ya ilerleyişiyle birlikte rejimin elinde bulunan toprakların el değiştirdiğini görüyoruz. Bu süreç an itibari ile sadece kuzey hattında değil, ülkenin Ürdün sınırında Dera’da başlayan çatışmalarla güneye de sıçramış durumda. Yine  bölücü  terör örgütü PKK’nın  Suriye kolu PYD/YPG/SDG’nin sahada hareketlendirildiğini gözlemliyoruz.

Haritalar değişiyor

Sahadaki son duruma bakıldığında Halep de iki mahalel Şeyh Maksut ve Eşrefiye hariç tamamen muhaliflerin kontrolü altında. 2016 öncesi çatışma yaşayan bölgelerde binalar  nerdeyse tamamen boş. Bunun yanında  şehir merkezinde yaşam normalleşmeye başlamış . 
Hama'da ise şehrin kontrolünde sonra muhalifler Humus’a yöneldi. Hama halkı bir sevinç içinde . 
Esat karşıtı silahlı guruplar  Humus’u 3 bölgeden kuşatsa da kent merkezine 2 km uzaklıkta durmuş durumdalar.  Çatışmalar daha çok Humus’un  doğusunda yaşanıyor. yöneliyor. Muhalifler şehri kuşatmaya çalışıyor.

Herşeyin başladığı Dera 

2011 yılında ilk olayların başladığı Dera artık muhalif guruplar tarafından kontrol ediliyor. Rejim bölgede kontrolü keybetmiş durumda. Bunun yanında  Suweyda da çatışmalar başladı. Böylece Rejim  güneyden de  sıkıştırılacak.

ABD’DE YPG HAMLESİ

Yine  bölücü  terör örgütü PKK’nın  Suriye kolu PYD/YPG/SDG’nin sahada  Deyrizor  hattı ve Humus çölünde belirli alanlarda ilerledi. Yine ABD ÖSO’su olan El Tanaf’daki guruplar saha da hareketlendirildi. Böylece İran destekli unsurların Şam-Humus geçişi doğu çölünden kapatılmış oldu..

TÜRKİYE’NİN HAMLELERİ

Hızla gelişen süreçte Türkiye’nin desteklediği SMO Tel Rıfat’a girdi ve olası Menbiç operasyonunun sinyalini verdi. Yine Tel Abyad ile Cerablus arasında kalan bölge Türkiye’nin diğer operasyon alanlarının başında geliyor.Türkiye sınırında oluşturmayı planladığı güvenlik kuşağının eksik alanlarını tamamlama hamleleri gelmeye başladı. Türkiye son gelişmelerle masada eli en güçlü ülke durumumda. Ankara’nın tüm diplomatik öngörüleri  saha da yaşanıyor.

Sonuç olarak bir dikta rejiminin çöküşüne şahit oluyoruz. Humus hattı önemli muhalifler Humus’u alırlarsa bu bir Şam savaşı demek…