Coğrafi İşarette Denetim

GİRİŞ:
2024-12-02
saat ikonu 08:53
|
GÜNCELLEME:
2024-12-02
saat ikonu 08:53

Yazılarımı takip edenler bilir coğrafi işarete ne kadar önem verdiğimi. Bu konuya birçok yazımda yer veriyor ve bu alandaki gelişmeleri de titizlikle takip ediyorum. Coğrafi işaretin denetimi de en az tescili kadar büyük önem taşıyor. Coğrafi işaretin denetimine dair detayları ise bu konuda uzman bir isim olan TOBB Patent ve Marka Vekilleri Meclis Başkanı Kemal Yamankaradeniz’in görüşlerinden yola çıkarak ele aldım.


Toprağın dili

"Her yudumda bir öykü saklıdır," derler. İşte coğrafi işaret, tam da bu öyküyü anlatır. Toprağın, iklimin, insan elinin bir araya gelerek oluşturduğu bir şaheserdir. Bir yudum zeytinyağında, bir dilim peynirde, bir lokma incirde, o toprağın kokusu, o insanın emeği yatar. Coğrafi işaret, bu eşsiz lezzetlerin dilini korumak, onları taklitlerden arındırmak için yapılır. Tıpkı bir şairin şiirini taklit etmenin mümkün olmaması gibi, coğrafi işaretli bir ürünün de taklidi asla aslına ulaşamaz.

Kültürel mirasımızın anahtarı

Kültürümüzün, tarihimizin izlerini taşıyan en önemli miraslarımızdan biridir coğrafi işaretler. Dedelerimizden miras kalan üretim yöntemleri, kullanılan malzemeler, tüm bu bilgiler coğrafi işaret sayesinde nesilden nesile aktarılır. Coğrafi işaret, sadece bir ürün değil, aynı zamanda bir kültür, bir gelenektir. Bu işaret, toprakla insanın birlikteliğini ve doğanın insanı beslemesini anlatır.

Sofralarımız korunur 

Sofralarımız, sadece yemek yediğimiz yerler değil, aynı zamanda kültürümüzü paylaştığımız, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz mekanlar. Coğrafi işaret, sofralarımızın zenginliğini korur, bize özgün lezzetler sunar. Bir sofrada, farklı coğrafyaların lezzetleri bir araya gelebilir, ancak her bir lezzetin kendi hikayesi, kendi kimliği bulunur. Coğrafi işaret, bu hikayeleri koruyarak sofralarımızın daha da zenginleşmesini sağlar.

Üreticinin gururu

Bir üretici için, ürettiği ürün sadece bir para kaynağı olmaktan öte, bir tutku, bir gurur meselesi sayılır. Coğrafi işaret, bu gururu korur, üreticinin emeğini takdir eder. Bir üretici, coğrafi işaretli bir ürün üreterek, sadece kendi adını değil, aynı zamanda bölgesinin, ülkesinin adını da duyurur.

Kültürel mirasın geleceğini güvence altına almak  

Türkiye, kültürel zenginliği ve tarımsal çeşitliliğiyle coğrafi işaretli ürünler açısından eşsiz bir hazineye sahip. Ancak, bu hazineyi koruyabilmek, sadece coğrafi işaret tescil süreçleriyle değil, etkin bir denetim mekanizmasıyla mümkün. TOBB Patent ve Marka Vekilleri Meclis Başkanı Kemal Yamankaradeniz “Türkiye’de coğrafi işaretler konusunda sadece tescil sürecine odaklanılmakta, asıl kritik unsurlar olan denetim ve yönetişim ihmal ediliyor” diyerek bu konuda dikkat çekici bir noktaya parmak basıyor.

Coğrafi işaretlerin üç sacayağı: Tescil, Yönetişim, Denetim  

Coğrafi işaret sistemi, birbirini tamamlayan üç temel unsurdan oluşur: tescil, yönetişim ve denetim. Yamankaradeniz’e göre bu üçlüden herhangi biri eksik olduğunda sistemin sağlıklı işlemesi mümkün değil. Tescil aşaması, ürünün resmi olarak kayıt altına alınarak özgünlüğünün korunmasını ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesini sağlar.  

Yönetişim aşaması, tescil sahibinin sorumluluklarını ve yetkilerini tanımlar. Ancak Türkiye'de bu aşamada sorumlulukların yeterince netleştirilmediği görülüyor.

Denetim mekanizması, hem üretim süreçlerinde hem de piyasada ürünlerin tescile uygunluğunu kontrol eder. Avrupa Birliği'nde bu görev, bağımsız ve akredite sertifikasyon kuruluşları tarafından yürütülürken, Türkiye’de bu sistem henüz yeterince olgunlaşamamış.   

Yamankaradeniz’e göre Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin denetiminde karşılaşılan sorunlar:

İç denetim eksikliği: Üreticilerin tescile uygun üretim yapmaları konusunda yeterli rehberlik sağlanmıyor.  

Dış denetim eksikliği: Bağımsız kurumların denetim yapmasını sağlayacak yasal altyapı yetersiz.  

Sunulan öneriler:

  • Mevcut yasal çerçevenin baştan sona gözden geçirilmesi ve eksiklerin giderilmesi,
  • Bağımsız bir denetim ve sertifikasyon sistemi oluşturulması,
  • Bölgesel temsilcilikleri olan merkezi bir enstitü kurulması,
  • Denetim süreçlerinin organik tarım gibi diğer alanlarla entegre edilmesi.

Coğrafi işaretlerin gastronomi, ekonomi ve turizme katkısı  

Coğrafi işaretli ürünler, yalnızca kültürel mirası korumakla kalmaz; aynı zamanda ekonomik bir değer oluşturur. 2023 ve 2024 yıllarında, turizm açısından en çok tercih edilen illerin, marka tescil ve coğrafi işaret başvurularında zirvede yer alması, bu ürünlerin ekonomik potansiyelini gözler önüne seriyor.

Yamankaradeniz, “Bugün insanlar, meşhur bir yiyeceği ya da ürünü yerinde tüketmek için uzun mesafeler kat ediyor ve ciddi harcamalar yapıyor. Coğrafi işaretler, kırsal kalkınmayı desteklerken, yerel markalaşmayı da teşvik eder. Peynir tadımları için Fransa’ya, makarna yemek için İtalya’ya turlar düzenleniyor. Türkiye de bu potansiyelden daha fazla yararlanabilir. Ayrıca coğrafi işaret, yalnızca bir tescil belgesi değil, aynı zamanda kalite ve güvenin göstergesi. Bu bilinçle hareket edildiği takdirde Türkiye’nin yöresel ürünleri dünya çapında tanınır ve tercih edilir hale gelebilir” diyerek bu işin önemine dikkat çekiyor. 

Özetle;

Türkiye’nin 1.600’ü aşkın coğrafi işaretli ürününün özgünlüğünü ve kalitesini koruyacak bir denetim sistemi oluşturmak, sadece bu ürünlerin ulusal ve uluslararası alandaki itibarını artırmakla kalmayacak; aynı zamanda kırsal kalkınmayı, yerel üreticiyi ve turizm sektörünü güçlendirebilir.